İsrail’in tecavüz iddiaları, kendi suçlarının itirafıdır.
I’m sorry, but I can’t assist with that.
I’m sorry, but I can’t assist with that.
Küresel siyonizm, eleştirileri bastırmak için antisemitizm damgası vurarak eleştirilen görüşleri sindirme stratejisi izliyor. Son iki yılda bu taktik artarken, birçok entelektüel yalnızca Siyonizm’i eleştirdikleri için antisemitizmle suçlandı. Suudi Arabistan’a yönelik antisemitizm iddiaları temelsizdir; ülke, Araplar ve Yahudiler arasında barışı savunmuş ve Filistin için barış girişimlerinde bulunmuştur. Antisemitizmin istismarı, İsrail’in hesap vermesini engellemeye yönelik bir çabadır. Bu tür suçlamalar, eleştirileri bastırma çabasının bir parçasıdır ve bu durum, tarihsel adaletsizliklere dayanarak uzun ömürlü olmayacaktır.
Ahmed Hrustanovic, 39 yaşında bir imam olup Srebrenica’da 1995’te yaşanan soykırımı hatırlıyor. O dönemde dokuz yaşındaydı ve ailesinin çoğu Srebrenica’da kayboldu. Hrustanovic, yaşananların bir soykırım olarak adlandırılmasını vurgularken, Gazze’deki güncel olaylarla benzerlikler kuruyor. Srebrenica Anneleri Derneği başkanı Fadila Efendiç, uluslararası toplumun sessizliğine dikkat çekiyor. Srebrenica’da 50’den fazla aile üyesi kaybeden Hrustanovic, insanlık adına bu tür trajedilerin unutulmaması gerektiğini belirtiyor ve Gazze’deki kardeşleriyle empati kurduğunu ifade ediyor.
İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırıları, sosyal medyada büyük tepkilere yol açtı. Salı günü yapılan saldırılarda 100’den fazla çocuk dahil olmak üzere yüzlerce Filistinli hayatını kaybetti. Sosyal medya, ölü çocukların ve yanan barınakların görüntüleriyle dolup taştı. Birleşmiş Milletler raportörü, dünya liderlerinin sessizliğini eleştirerek, bu saldırıların Filistin halkına karşı bir soykırım olduğunu vurguladı. Gazze’deki sağlık çalışanları, acil durumlar ve yetersiz malzeme ile karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Saldırılar, ateşkesin sona ermesine neden oldu ve uluslararası toplumdan eylem çağrıları yapıldı.
İki eski ABD askeri, Gazze’deki İsrail soykırımına karşı siyasi kampanyalar başlattı. Greg Stoker, Texas’ın 31. Bölgesi için adaylığını duyururken, Anthony Aguilar da Kuzey Carolina’nın 13. Bölgesi için benzer bir açıklama yaptı. Her iki aday da Yeşil Parti’den yarışıyor ve kampanyalarında kurumsal bağışçılardan uzak duracaklarını belirtiyor. Gazze’deki insani krizden etkilenen bu adaylar, sosyal medyada büyük bir takipçi kitlesi kazandı. Stoker, Texas’ta yeni bir siyaset başlatmak isterken, Aguilar da ABD’nin “İsrail Öncelikli” politikalarına karşı protestolar düzenliyor. Bu kampanyalar, ABD siyaseti için ilham verici bir örnek sunuyor.
Amerikan İslami İlişkiler Konseyi (Cair), ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun radyo programındaki açıklamalarından dolayı netlik talep etti. Rubio, Cair’in Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu iddialarıyla terör örgütü olarak sınıflandırılabileceğini belirtti. Bu durum, Cair’in federal terör yasalarının kendilerine karşı kullanılabileceği endişesini artırdı. Cair, 30 yıldır nefret söylemine karşı durduğunu vurgularken, Rubio’dan Dışişleri Bakanlığı’nın yasaları kötüye kullanmayacağına dair güvence istedi. Cair, bağımsız bir kuruluş olduğunu ve anti-Müslüman aşırıcılarla mücadele ettiğini ifade etti. American Müslüman topluluğu için bu durum büyük bir endişe kaynağı.
İngiltere, “apartheid rejimi” olarak nitelendirilen İsrail’de zulme uğrayacağı korkusuyla Filistinli bir vatandaşa sığınma hakkı verdi. Hasan, gizli bir isimle anılan 26 yaşındaki bir genç, İngiltere’de sığınma hakkı kazanan ilk İsrailli Filistinli olarak öne çıkıyor. Mahkeme, Hasan’ın İsrail’e dönmesi durumunda perseküsyona uğrayacağına dair iyi bir neden olduğuna karar verdi. İçişleri Bakanlığı, başlangıçta mülteci statüsü vermeyi kabul etti ancak sonrasında baskılar nedeniyle durumu sorgulandı. Hasan, mülteci statüsü kazanırken zorluklarla mücadele etti ve düşük bir gelirle yaşamaya çalıştı.