İngiliz Medyasının Reform’a Bayrak Darbesinde Yardımı
Türkiye’de Artan Ulusalcı Duygular: Bayraklar ve Göç Tartışmaları
Doğu Sussex’teki Brighton ve Seaford arasında bulunan ana kıyı yolunda bu hafta, sokak lambalarına İngiltere’nin kırmızı ve beyaz renkleri ile birlik bayrağı şeritleri asıldı. Londra’ya giden M23 otoyolunda da bayraklar asıldı. Tüm bunlar, aşırı sağ aktivist Tommy Robinson’un başlattığı "Renkleri Yükselt" kampanyasının bir parçasıydı. Ancak bu kampanya, gerçekte beyaz milliyetçiliği temsil ediyor.
Birmingham’da bir Güney Asyalı arkadaş, birçok St. George bayrağı gördüğünü ve insanların ona karşı tutumlarının soğuduğunu fark etti. Sık gittiği bir askeri malzeme mağazasında, alışık olduğu dostane karşılamanın yerini rahatsız edici bir atmosfer aldı. Müşterilerin yarısı İngiltere bayrakları satın alıyordu.
Bayrakların yol ve mağazalara boyanması etrafındaki ırkçı tehdit olayları, bunun sadece eğlenceli bir vatanseverlik gösterisi olmadığını kanıtlıyor.
Yerli Milliyetçilikteki Artış
Bu, bayrağın, özellikle de kırmızı, beyaz ve mavi Birlik Bayrağı’nın, her zaman popüler olmadığı bir ülkede yerli milliyetçiliğin benzeri görülmemiş bir patlama yaşadığı anlamına geliyor. Bayrak, büyük spor etkinliklerinde ve kraliyet törenlerinde görülüyor, ancak son zamanlara kadar geniş çapta dalgalandırılmıyordu.
Bayrakların Anlamı ve Kamuoyu
50 yaş altındakiler için, İngiltere bayrağını sergilemek sadece %24 oranında olumlu bir şekilde değerlendiriliyor; 25 yaş altındakiler arasında bu oran sadece %11. Ancak 65 yaş üstü bireylerin %60’ından fazlası bayrağı olumlu görüyor.
Medyada Reform ve Göç Tartışmaları
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, bayrağı daha yaşlı, vatansever seçmenlere hitap etmek için kullanmaya çalışıyor; İşçi Partisi’nin materyallerine Birlik Bayrağı’nı yerleştiriyor ve basın toplantılarında yanında duruyor.
Medya, son yaz döneminde yaşanan aşırı sağ kökenli isyanlardan sonra, küçük bot krizini ve ülke genelinde sığınmacıların yerleştirildiği otelleri sürekli gündemde tutuyor. Bu durum, Elon Musk’ın X platformunda daha da güçlendiriliyor.
Medyanın Rolü
BBC, göçü güncel haberler arasında tutarak, Nigel Farage’ın Reform Partisi’nin yükselişini kolaylaştırıyor. Bu durum, toplumda artan göçmen karşıtı bir duygu yaratıyor.
Deportasyon Politikaları ve Reform Tartışmaları
Farage, sığınmacılara ve Birleşik Krallık vatandaşlarına sağlanan hukuki korumaların kaldırılacağını vaat ediyor. Eğer Reform hükümeti seçilirse, 1951 Mülteci Sözleşmesi’ni "uygulamaktan vazgeçeceğini" belirtiyor.
Farage, 600.000 göçmenin ilk parlamento döneminde sınır dışı edileceğini iddia ediyor. Ancak şu an Birleşik Krallık’ta yalnızca 110.000 sığınmacı var.
Gerçek Kriz ve Çözüm Yolları
Krizin temel unsurları, küresel krizler ve savaşlar nedeniyle artan göç ve Birleşik Krallık’ın düşük ücretli, deregüle ekonomik yapısının göçmenleri işgücü açığını kapatmaya zorlamasıdır.
Ancak medyada bu durum genellikle sayılara ve göçmenlerin "kaynakları alması" gibi yanlış anlamalara odaklanıyor. Kamu hizmetleri, konut ve yaşam maliyetlerindeki kriz, 2010’dan bu yana yerel yönetim fonlarında %60’lık bir kesinti ve hükümet politikalarının kiracıları korumasından kaynaklanıyor.
Sonuç ve Okuyuculara Çağrı
Bu noktada, göçmen konusunun sadece sağcıların bir kaygısı olmadığını, tüm siyasi ve medya sınıfının bu konuyu öncelikli hale getirdiğini belirtmek önemlidir.
Göçmen işçilerin sosyal hizmetler ve sağlık hizmetlerinde olmadan hizmetlerin çökeceğini unutmamak gerekir. Kamuoyu bu gerçekleri anlamadıkça, yanlış bilgilendirme devam edecektir.
Okuyucularımızı bu tartışmalara katılmaya ve diğer makalelerimizi okumaya davet ediyoruz. Düşüncelerinizi paylaşmayı unutmayın!