Bahraich'teki İhtilaller: Hindu Çeteleri Üzerine NSA Açıklamaları

Bahraich’teki İhtilaller: Hindu Çeteleri Üzerine NSA Açıklamaları

Türkiye’de Mahsi–Maharajganj’da Ulusal Güvenlik Yasası’nın Uygulanması Eleştiriliyor

Mahsi–Maharajganj, Bahraich, Uttar Pradesh’te, 13 Ekim 2024’teki toplumsal çatışmaların ardından sekiz Müslüman gence karşı Ulusal Güvenlik Yasası’nın (NSA) uygulanması geniş çapta eleştirilere yol açtı. Bu durum, yerel topluluklar arasında tartışmalara ve tepkilere neden oldu. Ulusal Güvenlik Yasası’nın kullanımı, özellikle belirli bir toplumsal grubun hedef alınması açısından endişe verici bulunuyor.

Olayların Arka Planı

Rehuwa Mansoor köyündeki bir Durga heykeli immersiyon töreninde, bir caminin yakınında çalınan provokatif anti-Müslüman şarkılar, gerginliği artırdı. Tanıklar, Hindutva gruplarının durumu sakinleştirmek için yapılan çağrıları dikkate almadığını ve taşlı saldırılar, kundaklama ve Müslüman evleri ile dini sembollerin tahrip edilmesi ile durumu daha da kötüleştirdiğini iddia ediyor. Kaos sırasında Ram Gopal Mishra’nın ölümü, kalabalığın şiddetini daha da artırdı.

NSA’nın Uygulanması ve Eleştiriler

Bölge Kaymakamı, yaklaşık bir yıl sonra, Maroof Ali, Nanaku, Mohammed Faheem, Mohammed Afzal, Mohammed Zeeshan, Javed, Shoaib Khan ve Saif Ali’ye karşı NSA’nın 3(2) maddesi gereği harekete geçti. Ancak, şiddete karışan Hindu bireylerin benzer suçlamalarla karşılaşmaması, seçici adalet eleştirilerine neden oldu.

İnsan Hakları Aktivistlerinin Tepkisi

Hak savunucuları ve muhalefet liderleri, Samajwadi Partisi’nden Anita Verma gibi isimler, yönetimi Hindu çetelerini korumakla ve Müslümanları hedef almakla suçluyor. Yerel aktivist Rashid Khan, Hindu suçluların kundaklama ve cami saldırılarında NSA ile karşılaşmadığını vurgulayarak, sistemdeki güvenin erozyona uğradığını belirtti. Sakinler, safran giysili grupların Müslüman evlerini yağmaladığını ve yaktığını bildiriyor, ancak sadece Müslüman gençlerin tutuklandığını ifade ediyor.

Hukuki Görüşler ve Toplumsal Etkiler

Avukat Mohammed Shakeel, NSA’nın, ulusal güvenlik tehditleri için tasarlandığını ve bu yasayı bir topluluğu cezalandırmak için kullanmanın anayasal eşitliği ihlal ettiğini savunuyor. Tutuklananların aileleri, özellikle Shoaib Khan’ın annesi, çocuklarının delil olmadan kurban alındığını iddia ediyor.

AYRICA OKUYUN  İsrail ne kadar çok öldürürse, Batı onu o kadar mağdur gösteriyor.

Sonuç ve Çağrı

Uttar Pradesh hükümeti, Müslümanları kriminalize etme çabası olarak nitelendirilen uygulamalar nedeniyle artan eleştirilerle karşı karşıya. İnsan hakları grupları, tarafsız bir soruşturma talep ediyor ve bu tür bir yanlılığın toplumsal gerginlikleri artırabileceği konusunda uyarıyor. Bahraich olayı, yasaların siyasi bir araç olarak kullanılmasının derin bölünmelere ve güvensizliklere yol açabileceğine dair endişeleri vurguluyor.

Bu konuda düşüncelerinizi bizimle paylaşın ya da benzer makaleleri okumak için sitemizi ziyaret edin.

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir