Ibrahimi Camisi'nin İsrail Tarafından İptali

Ibrahimi Camisi’nin İsrail Tarafından İptali

İbrahimi Camii’nde Durum: 1994 Katliamının Ardından Değişmeyen Acı Gerçekler

1994 yılında, bir İsrailli yerleşimcinin Ramazan ayında İbrahimi Camii’nde onlarca Filistinli ibadet edeni öldürmesi, sadece Hebron’da değil, çok daha ötesinde büyük bir şok etkisi yarattı. Bu katliam, işgal altındaki Batı Şeria’daki kutsal alanın ve İslam kimliğinin trajik bir dönüm noktası oldu. O günden bu yana, İsrail cami üzerindeki kontrolünü sıkılaştırarak Müslümanlar üzerinde giderek artan kısıtlamalar getirdi. 32 yıl sonra, caminin içindeki atmosfer her zamankinden daha karamsar.

Camideki İbadet: Yavaş Yavaş Azalan Sayılar

74 yaşındaki Hosni al-Rajbi, katliam sırasında yaralanan 125 Filistinliden biri olarak hayatta kalmayı başardı. Bugün, bir ahşap baston yardımıyla eski camide ibadet etmeye devam ediyor. Cami çıkışında, bu yılki Ramazan gece dualarının, caminin, Hebron’un ve Filistin’in geleceği hakkında bir sıkıntıyla yüklü olduğunu belirtiyor. Toplumun hissettiği gerginlik, üç on yıl önceki katliamdan daha da kötü durumda, diyor Rajbi.

Camiye ulaşan ibadet edenlerin sayısı, İsrail’in kısıtlamaları ve tacizleri nedeniyle neredeyse hiç yok. Ramazan için gerekli temel malzemeler – su ve hurma – girişe yasaklanmış durumda. Elektrik süpürgelerinin girişi yasak; bu da personelin alanı korumakta zorlanmasına neden oluyor. Bazı imamların tamamen camiye girişi engelleniyor.

İsrail’in Yeni Politika Değişiklikleri ve Camiyi Tehdit Eden Durumlar

Bu ayın başlarında, İsrail, Filistin şehirlerinde sivil ve idari yetkilerini artıran önlemleri ileriye taşıdı. Bu adımlar, birçok kişi tarafından fiili ilhakı pekiştiren adımlar olarak değerlendiriliyor. İbrahimi Camii’nin merkez olduğu Hebron, bu yeni önlemlerden doğrudan etkilendi. Birçok Filistinli, bu değişiklikleri camiyi bir sinagoga dönüştürmeye yönelik yıllarca süren bir kampanyanın zirvesi olarak görüyor.

Rajbi, “Caminin durumu üzücü, sanki normal günlerde değiliz. Acı çok büyük,” diyor. “İnsanlara ne kadar acı çektiğimizi göstermek istemiyoruz, ama günlük bir acı var.”

AYRICA OKUYUN  İsrail, Tartışmalı Druze Liderin Çağrısından Saatler Sonra Suriye'yi Bombaladı

İbrahimi Camii Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İbrahimi Camii, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler için kutsal bir yer olarak kabul ediliyor. Hz. İbrahim’in, üç dinin ortak atası, yanı sıra oğlu İshak ve torunu Yakup’un da mezar yeri olarak biliniyor. Yapı, Bizans döneminde Hristiyan bazilikası olarak inşa edildi. Yedinci yüzyılda İslam yönetimi altında camiye dönüştürüldü ve birkaç yüzyıl boyunca cami olarak kaldı.

1967’de İsrail, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ni işgal ettiğinde, durum değişmeye başladı. Hebron’un ele geçirilmesiyle birlikte cami kompleksinde bir sinagog kuruldu. 1960’ların sonlarından itibaren, Kiryat Arba yerleşim yeri, caminin yakınında, gasp edilen Filistin toprakları üzerine inşa edildi.

Sonuç: Cami Üzerindeki Kontrolün Artması

1994’teki katliamdan bu yana, cami üzerinde kontrolü pekiştirmek için çeşitli adımlar atıldı. Geçtiğimiz ay, İsrail, Batı Şeria’daki yönetimi kapsamlı şekilde değiştiren kararlar aldı. Bu kararlar, Filistin Yönetimi’nin yetkilerinin İsrail ordusuna devredilmesi anlamına geliyor ve bu, caminin geleceği için büyük bir tehdit oluşturuyor.

Abu Sneineh, “İşgal, yeni gerçeklikleri dayatmak için zamanla yarışıyor,” diyerek durumu özetliyor. Filistinlilerin, caminin tarihi ve dini özelliklerine değişiklik yapılmasına karşı durma hakkına sahip olduğunu vurguluyor.

Düşüncelerinizi Paylaşın!

Bu makale hakkında ne düşündüğünüzü bizimle paylaşın. Ayrıca, İbrahimi Camii’nin tarihine dair daha fazla bilgi edinmek için diğer makalelerimize göz atabilirsiniz.

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir