Palestineli Amerikalılardan Trump'a Netanyahu Tepkisi

Palestineli Amerikalılardan Trump’a Netanyahu Tepkisi

Başkan Trump’ın Netanyahu’yu Beyaz Saray’a Davet Etmesi: Filistinlilerin Yaşadığı Dehumanizasyonu Vurguluyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Benjamin Netanyahu’yu Beyaz Saray’a davet etmesi, gözlemciler ve insan hakları aktivistlerine göre, İsrail’in Gazze’deki yıkıcı savaşını onaylamak olarak görülüyor. Bu durum, Filistinlilerin karşılaştığı dehumanizasyon seviyesini de gözler önüne seriyor. Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) tarafından insanlığa karşı suçlar işlemekle suçlanıyor ve bu hafta Washington’a yapacağı ziyarette, işgal altındaki Batı Şeria’daki askeri operasyonlar devam ediyor.

İsrail’in Askeri Operasyonları ve Filistinlilerin Durumu

21 Ocak’ta başlayan askeri operasyonlar sırasında, 50’den fazla Filistinli hayatını kaybetti ve 26,000’den fazla insan Jenin mülteci kampı ve Tulkarm’da yerinden edildi. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), sadece geçtiğimiz Pazar günü İsrail ordusunun Jenin’de 23 bina yıktığını açıkladı.

  • Önemli Sayılar:
    • 50+ Filistinli ölü
    • 26,000+ yerinden edilmiş
    • 23 bina yıkıldı

Trump’ın Yaklaşımı ve Uluslararası Hukuk Üzerindeki Etkisi

Trump’ın dünya görüşü, hukuk yerine güç anlayışını yansıtıyor. Ortadoğu’daki politikaları, uluslararası hukuku hiçe sayarak güçlü bir zorbalık yaklaşımını benimsiyor. Bu durum, Trump’ın insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirilmesine yol açıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı, Ekim 2023’ten bu yana, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarında 47,000’den fazla insanın öldüğünü bildiriyor.

Netanyahu, Washington’a seyahati öncesinde Trump ile "Hamas’a karşı zafer, tüm rehine sorununu çözme ve İran’ın terör ekseni ile mücadele" konularını görüşeceğini belirtti.

Filistinli Amerikalıların Tepkisi ve Abraham Anlaşmaları

Filistinli Amerikalılar, Trump’ın görevi sırasında bir dizi normalleşme anlaşması yaptığı Arap ülkeleriyle ilişkileri genişletme niyetinde olabileceğini düşünüyor. Bu, Netanyahu’yu bir "iş anlaşmasına" çekerek, nihai hedef olarak İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri resmileştirme çabası olarak değerlendiriliyor.

Geçtiğimiz hafta Trump, Gazze’yi "yıkım alanı" olarak tanımladı ve Mısır ile Ürdün’ü Filistinlileri kabul etmeye çağırdı. Filistin liderliği, bu öneriyi kınarken, Ürdün ve Mısır da benzer şekilde karşı çıktı.

AYRICA OKUYUN  Bayram Yok, Ev Yok, Huzur Yok: İsrail Gazze'yi Sıkıştırıyor

Ürdün Kralı’nın Ziyareti ve Trump’ın İş Dünyası Yaklaşımı

Pazar günü, Amman’dan yapılan açıklamada Kral Abdullah II’nin, Netanyahu ziyaretinden sadece birkaç gün sonra Trump ile bir toplantı için Beyaz Saray’a gideceği duyuruldu. Bu durum, Trump’ın iş adamı olarak yaklaşımını daha da gözler önüne seriyor.

Trump’ın İkinci Döneminde Atılan Adımlar

Trump, ikinci dönemine, siyasi kurumu sarstığı ve sıradan Amerikalıları rahatsız eden bir dizi başkanlık kararnamesi imzalayarak başladı. Bu kararlar sağlık, eğitim ve göçmenlik gibi alanları etkiliyor.

  • Öne Çıkan Kararlar:
    • "Nefret ideolojisi" savunan bireylerin sınır dışı edilmesi
    • Yabancı öğrencilerin Gazze’deki savaşa karşı protestoları nedeniyle sınır dışı edilebilmesi

Eric Lee, bu kararların tüm göçmenlerin, yeşil kart sahipleri dahil, ABD hükümetini ve İsrail devletini eleştirme hakkını fiilen yasakladığını belirtiyor.

Sonuç ve Okuyuculara Çağrı

Her ne olursa olsun, iki liderin bu hafta yapacağı görüşmeden ne çıkarsa çıksın, ABD’deki Filistin yanlısı hareketin büyümeye devam edeceği öngörülüyor. Son 15 ayda, Filistinlilere karşı İsrail’in eylemlerine karşı duyulan tepki artmış durumda.

Okuyucularımızı bu konuda düşüncelerini paylaşmaya veya ilgili makaleleri okumaya davet ediyoruz.

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir