ABD’li diplomatın mültecileri ‘barbar ırkçı sürüler’le eşitlemesine tepki
Amerikan Diplomatın Irkçı Tweeti Sosyal Medyada Tepkilere Neden Oldu
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’nın halkla ilişkilerden sorumlu müsteşarı Sarah B. Rogers, geçtiğimiz Perşembe yaptığı bir sosyal medya paylaşımıyla büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yaptığı açıklamalar, birçok kişi tarafından ırkçı ve İslamofobik olarak kınandı. Bu olay, sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, halkla ilişkiler ve uluslararası iletişim konularında önemli bir tartışma başlattı.
Rogers, halkla ilişkiler ve küresel mesajlaşmadan sorumlu üst düzey diplomat olarak, X (eski adıyla Twitter) platformunda Yahudiler ve göçmenler hakkında önyargıları körükleyen yorumlarda bulundu. Eleştirmenler, bu tür ifadelerin Dışişleri Bakanlığı’nın karşı çıktığı ayrımcılığı yansıttığını savunuyor.
Tartışmalı Tweetin İçeriği
Rogers, Almanya’nın tarihine ve son dönem göçmenlik eğilimlerine değinerek, “Almanya, kötü ünlü bir şekilde çok az Yahudi barındırıyor, ama barbar tecavüzcü sürülerini ithal ediyor…” şeklinde bir ifade kullandı. İnsan hakları savunucuları, bu tür bir dilin, üst düzey bir ABD yetkilisi için sınırları aştığını ve mülteci ve Müslüman topluluklar hakkında ırkçı anlatımları beslediğini belirtiyor.
Almanya’daki Saldırılar ve Sosyal Medya Tepkileri
Bu yorumlar, bir kullanıcı tarafından paylaşılan ve doğrulanamayan bir haber makalesine yanıt olarak yapıldı. Rogers, Almanya hükümetinin sosyal medyayı hedef alan nefret söylemi yasası hakkında bir eleştiriyi alıntılayarak, “Köln saldırılarının ardından, bir Alman milletvekili, ‘barbarca, çeteler halinde tecavüz eden Müslüman sürüleri’ ifadesini tweetlediği için resmi yaptırımlarla karşılaştı ve hapisle tehdit edildi” dedi.
Eleştiriler ve Tepkiler
Sosyal medyada birçok aktivist ve politikacı, Rogers’ın ifadelerini sadece saldırgan değil, aynı zamanda temel demokratik değerlere aykırı buldu. Bir sosyal medya kullanıcısı, Rogers’ın Suriye kökenli mültecileri “barbar tecavüzcü sürüler” şeklinde nitelendirmenin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu tür bir dilin, mülteci veya dini toplulukları suçlu veya istilacı olarak gösterme taktiğinin bir parçası olduğunu belirtti.
Amerikan Diplomasi Anlayışındaki Değişimler
Eleştirmenler, bu olayın yalnızca bir yanlış anlama olmadığını, aynı zamanda ABD hükümetinin sosyal medya hesaplarının son zamanlarda giderek daha ideolojik veya bölücü bir dil benimsediğini savunuyor. Bu tür ifadelerin, diplomatik bir dil yerine kültürel savaş söylemine kaydığını söyleyen eleştirmenler, hükümet yetkililerinin İslamofobik veya ırkçı içerikleri yaymasının, bu tür söylemleri normalleştirdiğini ve aşırıcı sesleri cesaretlendirdiğini belirtmektedirler.
Sonuç ve Çağrı
Rogers’ın pozisyonu, ABD’nin yabancı kamuoyuyla iletişimini şekillendirmek ve yanlış bilgilere karşı mücadele etmek gibi kritik bir rol üstlenmektedir. Ancak, bu tür ifadeler, diplomasi anlayışının erozyonuna neden olabileceği gibi, ülkenin ahlaki otoritesini de zedeleyebilir. Okuyuculara, bu konudaki görüşlerini paylaşmaları veya ilgili makaleleri okumaları için davet ediyoruz.
Daha fazla bilgi ve güncel gelişmeler için MEE ve HuffPost gibi güvenilir kaynakları takip edebilirsiniz.
