Mike Huckabee, ABD’nin İsrail genişlemesine desteğini açıkladı
Tucker Carlson ve Mike Huckabee’nin Röportajı: Orta Doğu’daki İsrail’in Rolü Üzerine Tartışmalar
Son zamanlarda Tucker Carlson’un ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile yaptığı röportaj, yalnızca politika farklılıklarını ortaya çıkarmakla kalmadı. Aynı zamanda İsrail’in Orta Doğu’daki yeri ve Washington’un bu konudaki rolü hakkında daha derin bir anlayış sundu. Huckabee’nin tarihsel gerçeklerle yüzleştiğinde belirsizlik sergilemesi, tanıdık İsrail hükümeti pozisyonlarını tekrarladığında ise kendine güveninin sarsılmaz olması dikkat çekiciydi.
Huckabee’nin İddiaları ve Gerçekler
Huckabee, Kudüs’teki Hristiyanların "geliştiğini" iddia etti. 1948’de İsrail’de 34,000 Hristiyan bulunduğunu ve bugün bu sayının 184,000’e çıktığını belirtti. Ancak bu rakamlar bağlamdan yoksun ve yanıltıcıdır. 1946 yılında Birleşmiş Milletler, Filistin’de yaklaşık 145,000 Hristiyan olduğunu tahmin ediyordu. Bu da ülkenin toplam nüfusunun yaklaşık yüzde sekizine denk geliyordu.
- 1948 Nakba sırasında: Yüz binlerce Filistinli, bu süreçte zorla yerinden edildi. Yaklaşık 90,000 Hristiyan da evlerini terk etmek zorunda kaldı.
- Jerusalem’deki Demografi: 1946’da Hristiyanlar şehrin nüfusunun yüzde 20’sini oluşturuyordu. Ancak 2006 itibarıyla bu oran yaklaşık yüzde 2’ye düştü.
Bu tür iddiaların "gelişme" olarak tanımlanması, Filistinli Hristiyanların giderek zorlaşan durumunu gizliyor.
Yanlış Bilgiler ve Tarihsel Çarpıtmalar
Huckabee’nin demografik verilerin ötesinde yaptığı açıklamalar da dikkat çekiciydi. 1917’deki Balfour Deklarasyonu’nun Britanya’nın Filistin üzerindeki kontrolü altında gerçekleştiğini iddia etti. Ancak bu yanlış bir bilgidir. Balfour Deklarasyonu, uluslararası hukukta bağlayıcı bir belge değildi ve bir imparatorluk vaadiydi.
Huckabee ayrıca, Arapların 1956 Süveyş Savaşı’nı başlattığını ima etti. Ancak tarih kayıtları, İsrail’in Britanya ve Fransa ile koordineli bir şekilde Mısır’a saldırdığını göstermektedir.
Savaş ve İnsani Maliyetler
Huckabee’nin, Gazze’deki sivil kayıpların modern şehir savaşında en düşük olduğunu iddia etmesi ve bununla ilgili rakamları kullanması da dikkat çekiciydi. Ancak, bağımsız gözlemcilerin verileri, Gazze’de yaşanan kayıpların çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
- Gazze’ye yapılan hava saldırıları: Geçtiğimiz yıl boyunca, Gazze’ye yaklaşık 275 ton patlayıcı atıldı.
- Sivil Kaybı: İlk 25 günde, Gazze’deki sivil kayıplar, 2017’deki Irak’taki en yüksek kayıplardan dört kat daha fazlaydı.
Teolojik ve Siyasi İlişkiler
Huckabee’nin "Eğer hepsini alırlarsa, sorun olmaz" ifadesi, onun dünya görüşünü özetliyor. Bu tür söylemler, Hristiyan Siyonizmi anlayışını yansıtıyor; yani, İsrail’in meşruiyetinin yalnızca müzakere edilmiş egemenlik veya çağdaş hukuki normlarla değil, kutsal antlaşmalarla belirlendiğine inanıyorlar.
Zamanla, bu görüşler, siyasi güç ile kesişerek daha da etkili hale geldi.
Sonuç ve Çağrı
Huckabee’nin röportajı, yalnızca bir diplomatın dünya görüşünü değil, aynı zamanda bölgesel bir projeyi de aydınlatıyor. Bu tür bir vizyon, yalnızca teolojik bir tartışma değil, aynı zamanda bir politika meselesi haline geliyor. Bu nedenle, okuyucuları, bu konudaki düşüncelerini paylaşmaya ve ilgili makaleleri okumaya davet ediyoruz.
Daha fazla bilgi için Jerusalem Institute for Policy Research ve Airwars gibi güvenilir kaynaklara başvurabilirsiniz.
