Kayıplara ve yıkıma rağmen Hezbollah savaşı kaybetmedi
İsrail ve Hizbullah Arasındaki Savaş: Zafer mi, Yenilgi mi?
İsrail ile Hizbullah arasında 14 ay süren çatışma, son iki ayda açık bir savaşa dönüşerek Lübnan’da 3.800 ölüm ve 15.000’den fazla yaralanmaya yol açtı. Ceasefire (ateşkes) ilanının ardından, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu zafer ilan etti. Ancak Hizbullah bu savaşı kaybetti mi?
Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin üzerinden iki saat geçmeden, sabahın erken saatlerinde, yerinden edilmiş binlerce aile, araç ve minibüslerle, güney Lübnan’daki harabe köylerine dönüş yolculuğuna başladı. Güney Lübnan’a giden sahil otoyolunda, Bekaa’ya giden yolda ve Beyrut’un güney banliyöleriyle bağlantılı sokaklarda devasa trafik yoğunlukları oluştu.
Hizbullah, Gerçekten Zafer Kazandı mı?
Araçların içindeki insanlar, Hizbullah bayraklarını sallarken ve 27 Eylül’de İsrail tarafından öldürülen partinin tarihi lideri Hasan Nasrallah’ın portrelerini tutarken zafer işareti yapıyorlardı. Yıkım, gözyaşları ve kaybedilen sevdiklere rağmen, kalabalık neşeli görünüyordu. İnsani duygularını, Parlamento Başkanı Nabih Berri’nin "Köylerinize geri dönün, incir ağaçlarınızı ve zeytin ağaçlarınızı bulun, düşmana karşı zafer kazandığınız için gururla köylerinize dönün" şeklindeki televizyondan yaptığı konuşma ile ifade ettiler.
Kaybın ve Kazancın Değerlendirilmesi
Geçtiğimiz Salı akşamı yaptığı konuşmada Netanyahu, Hizbullah’ı on yıl geriye attıklarını belirterek zafer ilan etti. Ancak analist Walid Charara, "Sadece İsrail’in hedefleri gerçekleştirilemedi, aynı zamanda yeni bir tehdit ile karşılaştı: Demir Kubbe’nin etkisiz kaldığı drone saldırıları," dedi.
Hizbullah’ın siyasi ve askeri liderleri öldürüldü, sosyal, mali ve tıbbi kurumları yok edildi, askeri altyapısı bombalandı ve binlerce savaşçısı öldürüldü veya yaralandı. Ancak tarih profesörü Ahmad Noureddine, "Zafer sayılarla ölçülmez, savaşın ilk hedeflerine dayanır," ifadelerini kullandı.
İsrail’in Hedefleri ve Başarısızlıkları
Emekli Lübnanlı general Elias Farhat, İsrail’in hiçbir hedefini gerçekleştiremediğine dikkat çekti. Netanyahu, Hizbullah’ı yeniden yapılandırma hedefinin hiçbir şekilde başarılmadığını belirtti. "İsrail, Hizbullah’ın balistik füze cephaneliğini imha etmeyi hedefliyordu ama bu hedef de gerçekleşmedi," şeklinde konuştu.
Hizbullah, Lübnan’daki siyasi yaşamda önemli bir oyuncu olmaya devam edecek. Hizbullah karşıtları, partinin zayıfladığı bir dönemde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Hizbullah’ın desteklediği eski bakan Sleiman Frangieh yerine, ABD tarafından desteklenen ordu komutanı General Joseph Aoun’u tercih ettiklerini ifade ettiler.
Ateşkes Anlaşmasının Detayları
Ateşkes anlaşması, esas olarak BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararına dayanmaktadır. Anlaşmanın bazı maddeleri, "Tüm yetkisiz askeri altyapı ve pozisyonların sökülmesi ve tüm yetkisiz silahların confiscated edilmesi" gibi belirsiz ifadeler içermektedir. Ancak bu anlaşma, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını açıkça belirtmemekte ve "Her iki tarafın da kendini savunma hakkını" garanti etmektedir.
Gelecekteki Sorular ve Zorluklar
Hizbullah, özellikle Şii nüfusun yoğun olduğu bölgelerin yeniden inşası konusunda önemli bir rol oynayacak. Ancak, eski general Elias Farhat, "Devletsiz ve büyük bağışçıların eksikliği ile, Hizbullah’ın popüler tabanının ihtiyaçlarını karşılamak için finansal kaynakları güvence altına alması en büyük zorluk olacaktır," dedi.
Gelecek aylar, bu soruların yanıtlarını getirecek. Siz de düşüncelerinizi paylaşmak veya ilgili makaleleri okumak için yorum yapabilirsiniz.