Arab Baharı'nın Hayaletleriyle Suriye'de Körfez Monarşileri

Arab Baharı’nın Hayaletleriyle Suriye’de Körfez Monarşileri

Körfez Ülkeleri ve Hay’at Tahrir al-Sham ile Yeni Diplomatik İlişkiler

Körfez ülkeleri, yıllarca İslamcı siyasi hareketleri bastırmaya çalıştıktan sonra, şimdi Suriye’de Hay’at Tahrir al-Sham (HTS) liderliğindeki bir hükümetle uzlaşma yoluna gidiyor. Bu yeni gelişme, Türkiye’nin rakibi olan HTS’nin ABD ile olan ilişkilerini güçlendirmesiyle birlikte, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir.

Körfez Ülkelerinin Endişeleri

Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, HTS’nin yükselişini dikkatle izliyor. Ürdün’ün başkenti Amman’da bir araya gelen Körfez ülkeleri, HTS’nin Suriye’deki kontrolü ele geçirmesiyle birlikte, kendi güvenlik endişelerini dile getiriyor. Bir Batılı yetkili, “Emirlikler çok öfkeli. Amerikalılar Türklere yöneliyor. UAE, Esad’a çok yatırım yaptı ve boş ellerle kaldı,” dedi.

Geçmişteki Paranoia

Körfez ülkelerinin Müslüman Kardeşler’e olan duyduğu paranoya, 2011 Arap Baharı sonrası döneme benzerlik gösteriyor. O dönemde Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Orta Doğu otokratlarına karşı popüler gösterilere karşı çıkmıştı. Aron Lund, “Müslüman Kardeşler gibi İslamcılarla başa çıkmak zorunda kalacaklar, bu da daha tehlikeli ve öngörülemez bir durum yaratacak,” dedi.

Körfez Ülkeleri Arasındaki İlişkiler

Son yıllarda, Libya gibi yerlerde karşıt taraflarda bulunan Orta Doğu liderleri ilişkilerini onarmaya çalıştı. Suudi Arabistan, Katar ile daha yakın ilişkiler kurarken, Doha ile Abu Dabi arasındaki ilişkiler hala gergin. Mısır Cumhurbaşkanı Abdel-Fattah el-Sisi’nin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeler, bu yeni diplomatik atmosferin bir parçası.

HTS ile İletişim

HTS’nin siyasi işler ofisinin, Mısır, BAE, Ürdün ve Suudi Arabistan büyükelçileriyle görüştüğü bildirildi. Bu durum, Körfez ülkelerinin HTS ile ilişkilerini geliştirmeye açık olduklarını gösteriyor. Katar, Esad ile normalleşmeye karşıydı ancak şimdi Şam’daki büyükelçiliğini yeniden açma kararı aldı.

Askeri ve Stratejik Dinamikler

Körfez ülkeleri, Suriye’deki küçük silahların ve Captagon’un sınırlarına sızmasından endişe ediyor. Esad’ın devrilmesi, İran için de tarihi bir stratejik kayıp anlamına geliyor. Suriye’nin çöküşü, İran’ın bölgedeki etkisini zayıflatabilir.

AYRICA OKUYUN  Omar El Akkad: "Bir Gün Herkes Buna Karşı Olacak"

ABD’nin Mesajı

ABD, Esad hükümetinin çöküşünden sonra HTS ile çalışmaya istekli olduğunu gösteriyor. Ancak Suudi Arabistan, BAE ve Katar, ABD’nin HTS’ye yönelik yaptırımlarını kaldırma konusunda temkinli olmasını istiyor. HTS, ABD, BM ve Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanımlanıyor.

Sonuç ve Gelecek Beklentileri

Bu yeni gelişmeler, Körfez ülkelerinin HTS ile ilişkilerini geliştirmesi için bir fırsat sunuyor. Ancak, bu ilişkilerin nasıl şekilleneceği ve bölgesel güvenlik dinamiklerine nasıl etki edeceği belirsizliğini koruyor.

Sizler bu yeni diplomatik ilişkiler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşın veya ilgili diğer makaleleri okuyun!

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir