Yemen: BAE-İsrail’in Bölgesel Kaos Planındaki Anahtar Rolü

Yemen: BAE-İsrail’in Bölgesel Kaos Planındaki Anahtar Rolü

Suudi-Emirati İlişkilerinde Yemen Krizi ve Bölgesel Dinamikler

Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki Yemen üzerindeki çatışma uzun zamandır devam etmekteydi. Ancak, İsrail ile BAE arasındaki yeni ittifak ve bölgedeki geleneksel güçleri zayıflatma politikası, Riyad’ı doğasına aykırı bir şekilde sert bir tutum almaya zorladı. Bu yazıda, Suudi-Emirati ilişkilerinin Yemen üzerindeki etkilerini ve bölgesel dinamikleri ele alacağız.

Suudi-Emirati İlişkilerinin Tarihçesi

BAE, on yıl önce eski ABD Merkez Komutanı James Mattis tarafından “Küçük Sparta” olarak tanımlanmıştı. Riyad ve Abu Dabi, İran, İslamcı siyasi partiler ve ABD’nin koruyucu rolü gibi konulardaki ortak endişeleri nedeniyle 2020 yılında Abraham Anlaşmaları çerçevesinde bir araya geldiler.

BAE’nin Yenilikçi Yaklaşımları

2004 yılında eski Emirati lider Şeyh Zayed bin Sultan Al Nahyan’ın ölümünden sonra BAE, babasının pan-Arab ve uzlaşmacı yaklaşımına zıt bir yöne kaydı. Bu yeni yön, 2014’ten itibaren fiili liderlik yapan oğlu Mohammed bin Zayed tarafından belirlendi. BAE, Yemen’de de Suudi Arabistan ile birlikte hareket ederek bölgedeki İslamcı güçlere karşı bir duruş sergiledi.

Yemen’deki Askeri Müdahale

2014’te Husilerin Sanaa’daki hükümeti devirmesi sonrasında Suudi Arabistan, BAE’yi Yemen’deki askeri müdahaleye katılmaya davet etti. Riyad, Husilerin İran destekli bir tehdit haline gelmesinden endişe ederek, Yemen’in İslamcı al-Islah partisinin desteklenmesine devam etti. BAE, bu süreçte kendi çıkarlarını öne çıkarmaya başladı.

  • Önemli Noktalar:
    • 2015’te Dev Adam Tugayları kuruldu.
    • 2017’de Güney Geçici Konseyi (STC) kuruldu.
    • Stratejik Bab el-Mandeb Boğazı üzerinde kontrol sağlandı.

Suudi Arabistan’ın Zayıf Duruşu

Riyad, 2022’de Birleşmiş Milletler aracılığıyla sağlanan ateşkesten bu yana Husilerle barış yapmanın kendi çıkarlarına en uygun yol olduğunu düşündü. Ancak, Suudi Arabistan’ın geleneksel gücü, Yemen’deki durumu kontrol altında tutamamasıyla sorgulanır hale geldi.

AYRICA OKUYUN  Dünya harekete geçmezse, İsrail’in suçlarına ortak olacak

Yemen’deki çatışmanın gizli gerçeği, Riyad’ın 2022’den bu yana Husilerle barış arayışında bulunmasıdır. 1,25 trilyon dolarlık mega projeler ve turizm odaklı yeni stratejiler ile Suudi Arabistan, uluslararası ilişkilerini yeniden şekillendirmeye çalışıyor.

Bölgesel Dinamikler ve İttifaklar

BAE’nin hedefleri arasında, bölgedeki büyük güçleri zayıflatmak ve uluslararası baskılara karşı direnmek yer alıyor. Yemen’deki durumu daha karmaşık hale getiren unsurlardan biri, Türkiye’nin bölgedeki İslamcı gruplara sağladığı destek.

Sonuç ve Okuyuculara Çağrı

Suudi Arabistan ve BAE’nin Yemen üzerindeki ilişkileri, bölgedeki güç dinamiklerini derinden etkiliyor. Her iki ülkenin de uluslararası ilişkilerdeki stratejileri, Yemen’deki çatışmanın geleceğini belirleyecek unsurlar arasında. Okuyucularımızı, bu konuyla ilgili düşüncelerini paylaşmaya veya benzer makaleleri okumaya davet ediyoruz.

Daha fazla bilgi için Middle East Eye ve Al Jazeera kaynaklarını ziyaret edebilirsiniz.

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir