Suriyeli Kürtler, haklar kararnamesinin ardından anayasal tanıma istiyor
Kürt Kültürel Haklarının Tanınması: Suriye’de Yeni Bir Dönem mi?
Suriye’de Kürt kültürel haklarının tanınmasına ilişkin yayımlanan karar, Kürt siyasi partileri tarafından temkinli bir şekilde karşılandı. Ancak, bu kararın, tam anayasal tanıma ve yasal garantilerin yanı sıra Suriye’nin kuzeyinde bir özerklik biçimi talep eden Kürtlerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu uyarısında bulundular. Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmad al-Sharaa, Cuma gecesi Kürt kültürel ve dilsel haklarını tanıyan bir kararname yayımladı. Bu kararname, Kürtlerin yeni yılı olan Newroz’u ulusal tatil olarak belirliyor.
Kararnamede, 1962’deki tartışmalı nüfus sayımından sonra vatandaşlıkları kaybeden Kürtlerin yeniden vatandaşlıklarının iade edilmesi de yer alıyor. Bu gelişme, Suriye’nin bağımsızlığını kazanmasından bu yana Kürt ulusal haklarının ilk resmi tanınması olarak kaydediliyor.
Kürt Siyasi Partilerinin Tepkileri
Kürtlerin, tarihsel olarak Saladin’in torunları olduğunu hatırlatan Sharaa, "Kürt kardeşlerimize zarar verme niyetimiz olduğu iddialarına inanmayın" dedi. Kürtlerin bu karara tepkisi ise karmaşık oldu; başkent Şam ve hükümet kontrolündeki Afrin’de kutlamalar yapılırken, Kürt kontrolündeki bölgelerde ise çok az bir yanıt alındı.
Otonom Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Yönetimi (DAANES), yaptığı açıklamada, "Herhangi bir kararname, niyetleri ne olursa olsun, Suriye’nin topluluklarının haklarının gerçek bir garantisi olamaz; bu, herkesin haklarını tanıyan kapsamlı bir anayasa çerçevesinin parçası olmalıdır" ifadelerine yer verdi. DAANES ayrıca, kapsayıcı bir ulusal diyalog ve merkeziyetçi olmayan demokratik bir anayasa çağrısında bulundu.
Kararın Yetersizliği
Kürt Ulusal Konseyi üyesi Shalal Gado, bu kararı "ülkenin ulusal ve kültürel haklarının tanınması yolunda olumlu ve önemli bir adım" olarak değerlendirdi. Ancak Gado, "Kararnamede belirtilen hükümler, gelecekte anayasal haklar haline gelmeli ve yasal garantiler almalıdır" dedi.
1962 nüfus sayımına dayanan yasalar, yaklaşık 120,000 Kürt’ün Suriye vatandaşlığını kaybetmesine neden oldu. Suriye’deki Kürtlerin sayısı yaklaşık iki milyon olup, bunların 1.2 milyonu kuzeydoğuda yaşamaktadır.
Anayasal Bir Çözüm Gerekiyor
Abdulrahman Dawud, bu politikanın mağdurlarından biri olarak, "Bu mesele bu kadar basit bir şekilde çözülemez. Sadece Suriye vatandaşlığının tanınması meselesi değil" dedi. Dawud, çözümün anayasa ile güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
Bu karar, Suriye’nin kuzeyinde Kürt güçleri ile Suriye ordusu arasında çatışmaları durdurma çabaları sürerken geldi. Aleppo’da bu ayın başlarında şiddetli çatışmalar yaşandı ve yaklaşık 120,000 kişi yerinden edildi.
Meghan Bodette, Kürt Barış Enstitüsü araştırma direktörü, Sharaa’nın kararını, Mart anlaşması uyarınca Kürtlerin de facto otonom yönetiminin entegrasyonuna yönelik Suriye’nin yükümlülüklerini yerine getirme yolunda kısmi bir adım olarak değerlendirdi.
Sonuç ve Okuyucu Yorumları
Bu kararın, Suriye’deki Kürt sorununun çözümü için yeterli olmadığı açık. Ancak, bu süreç ulusal bir diyalog ve anayasal değişikliklerle desteklenirse, belki de daha kalıcı bir çözüm sağlayabilir. Siz de bu konuda ne düşündüğünüzü paylaşmak ister misiniz? Daha fazla bilgi ve analiz için Kürt Sorunu Üzerine Daha Fazla Okuma yapabilirsiniz.
