Trump’ın UAE-Suudi Krallığı Çatışmasında Tercihi Var mı?
ABD’nin Zengin Körfez Müttefikleri Arasındaki Çatışma Derinleşiyor: Suudi Arabistan ve BAE Anlaşmazlığı
Amerika Birleşik Devletleri’nin zengin Körfez müttefikleri, farklı ideolojiler ve eski kinlerle beslenen çirkin bir çatışmada karşı karşıya. 2017 yılında, ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray kürsüsünden bir katılımcıyı sert bir şekilde eleştirdi. O dönemde eleştirilen devlet Katar’dı ve bu durum Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın isteği üzerine gerçekleşti. Yaklaşık on yıl sonra, iki eski müttefik şimdi kendi anlaşmazlıklarıyla meşgul ve bu çatışmanın sınırları Umman’ın batı sınırından Nil Nehri’ne kadar uzanıyor. Ancak bu sefer, Trump alışılmadık bir şekilde sessiz kalmayı tercih etti.
Suudi Arabistan ve BAE Arasındaki Anlaşmazlık
Suudi Arabistan, Ocak ayı başında, BAE tarafından desteklenen Yemenli ayrılıkçılara yönelik hava saldırıları başlattı ve ardından Güney Geçiş Konseyi’ni Yemen’in güney ve doğu bölgelerinden uzaklaştırdı. İki ülke, Afrika’da da karşı karşıya. Riyad, Pakistan ile birlikte Sudan ordusuna silah temin etme görüşmeleri yaparken, BAE’nin desteklediği Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) ile mücadele etmek için hazırlık yapıyor. Libya’da ise Suudi Arabistan ve Mısır, BAE’yi destekleyen savaş lordu Khalifa Haftar’ın ailesini kendi taraflarına çekmeye çalışıyor.
Aynı zamanda, sosyal medya platformlarında daha acımasız bir savaş yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta, bir Suudi gazetesinde, BAE’nin "Arap dünyasında İsrail’in Truva Atı" olduğu iddia edildi ve dış politikasının "Tanrı’ya ihanet" olduğu belirtildi. BAE, İsrail’in en yakın Arap ortağı olarak biliniyor. BAE ve İsrail yorumcuları, Riyad’ı "antisemitizm" ile suçlarken, Trump’ın Abraham Anlaşmaları’nı zayıflatmaya çalıştığını öne sürdüler.
Trump’ın Taraf Seçimi Zorluğu
Analistler, BAE ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmazlığın temelinde, Veliaht Prens Mohammed bin Salman’ın RSF’ye destek veren BAE’ye karşı Trump’ı ikna etme kararı olduğunu belirtiyor. Trump’ın bu süreçte taraf tutmadığına dair hiçbir belirti olmadığını söyleyen eski CIA Orta Doğu analisti William Usher, "Her iki tarafın da Trump’ı etkileme çabası içinde olduğu kesin. Ancak stratejik olarak, ABD için bir tarafı seçmek avantajlı değil," dedi.
Trump’ın herhangi bir tarafa eğilmesinin en önemli faktörü kişisel çıkarları. 2017’de Katar kuşatmasına müdahale eden Trump’ın bugünkü durumu, ailesinin Körfez bölgesinde pek çok çıkarı olmasıyla farklılık gösteriyor. Trump ailesinin, Suudi Arabistan’da 10 milyar dolarlık lüks projeler geliştirdiği bilgisi mevcut. Bunun yanı sıra, Dubai’de bir lüks gökdelen ve Katar ile Umman’da golf tatil köyleri inşa ediliyor.
Yatırımlar ve Stratejik İlişkiler
Trump’ın Orta Doğu’daki üç önemli danışmanı var: damadı Jared Kushner, milyarder golf arkadaşı Steve Witkoff ve Lübnan asıllı milyarder Tom Barrack. Kushner, Suudi Arabistan, BAE ve Katar’dan özel sermaye fonları alırken, Witkoff da Katar ile iş anlaşmaları yapmıştı. Tüm bu ilişkiler, Trump ailesinin Körfez’deki çıkarlarını daha da karmaşık hale getiriyor.
Trump yönetimi, her iki ülke ile de iyi ilişkiler sürdürmeyi amaçlıyor. BAE, ABD ekonomisine 1.4 trilyon dolarlık yatırım yapmayı taahhüt ederken, Suudi Arabistan’ın yatırımları 1 trilyon dolara kadar ulaşıyor. Her iki ülke de Nvidia’dan yapay zeka çipleri satın alıyor ve bu durum teknoloji hisselerinin fiyatlarını artırıyor. Ancak Suudi Arabistan, Arap dünyasının tek G20 ekonomisi olduğundan, Trump için daha fazla fırsat sunuyor.
Sonuç ve Okuyucu Yorumları
Arabistan ve BAE arasındaki çatışma, sadece iki ailenin mücadelesi olarak değil, bölgedeki daha büyük bir dönüşümün parçası olarak da görülüyor. Suudi Arabistan’ın Arap ve İslam dünyasındaki yeri için daha büyük bir vizyonu olduğunu belirten uzmanlar, BAE’nin ise dünya genelinde bir müttefik ağı kurma çabası içinde olduğuna dikkat çekiyor.
Okuyucularımıza çağrıda bulunuyoruz: Bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın veya ilgili makaleleri okumaya devam edin!
