Huckabee: Batı Şeria’nın C Bölgesi ‘İsrail’dir’
ABD Büyükelçisi Mike Huckabee’nin İsrail İle İlgili Tartışmalı Açıklamaları
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Cuma günü yayınlanan bir röportajda, işgal altındaki Batı Şeria’nın C Bölgesi’nin İsrail’in bir parçası olduğunu iddia ederek, on yıllardır var olan ABD politikasına ters düştü. Bu açıklama, Huckabee’nin daha geniş bir İsrail vizyonu sunduğu ve İsrail’in Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan, Irak ve Mısır gibi büyük bir Orta Doğu bölgesini ele geçirmesi durumunda "rahatsız olmayacağını" belirtmesiyle gölgede kaldı.
Huckabee’nin bu açıklaması, ABD’nin Arap ve Müslüman ortaklarından sert bir tepki aldı. Tepkiler, ABD’nin en üst düzey diplomatı olan Huckabee’nin "tehlikeli ve kışkırtıcı" bir dil kullandığını vurguladı. Huckabee, Batı Şeria’nın işgal altındaki bölgesine ilişkin görüşlerini dile getirirken, "Bunlar İsrail’de yaşayan İsrailliler. C Bölgesi İsrail’dir," dedi.
ABD Politikasının Çelişkisi
Huckabee’nin bu ifadesi, resmi ABD politikasının açık bir çelişkisini oluşturuyor. Zira ABD, işgal altındaki Batı Şeria üzerinde herhangi bir İsrail egemenliğini tanımıyor. Batı Şeria, 1990’ların Oslo Barış Süreci sırasında A, B ve C Bölgeleri olarak bölünmüştü. Bu süreç, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) aracılığıyla Filistin Yönetimi’nin kurulmasını sağlamıştı.
C Bölgesi’nin Önemi
C Bölgesi, işgal altındaki Batı Şeria’nın yaklaşık %60’ını kapsamakta ve diğer tüm bölgelere sınır komşusu olduğu için kesintisiz bir Filistin devleti oluşturulmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.
- İsrail Yerleşimleri: Son yirmi yılda C Bölgesi’nde İsrail yerleşimleri hızla arttı.
- Filistinlilere Yönelik Saldırılar: İsrail güçleri, Filistinlilerin diktiği on binlerce ağacı kökünden sökerek, tarım hayvanlarına saldırarak, Filistin inşaat ekipmanlarını confiscate ederek ve evleri yıkarak C Bölgesi’ndeki durumu zorlaştırdı.
- Su Sorunları: Birleşmiş Milletler’e göre, C Bölgesi’nde bulunan Filistin topluluklarının %70’inden fazlası su şebekesine bağlı değil ve tankerle taşınan suya bağımlı durumda.
Gerçekler ve Gelecek Öngörüleri
Khaled Elgindy, Quincy Enstitüsü’nde Orta Doğu programında kıdemli araştırma görevlisi, Huckabee’nin sözlerinin gerçeği yansıttığını belirtti. “Artık Batı Şeria’nın tamamını İsrail egemenliğinde gibi ele alıyorlar,” dedi.
Geçtiğimiz Eylül ayında MEE, ABD ve İsrail yetkililerinin, Filistin devletinin tanınmasına yönelik BM’deki çabalara yanıt olarak Ürdün Vadisi’ni ilhak etmeyi tartıştığını bildirmişti.
Arap Ülkelerinin Tepkisi
ABD’nin Arap ortakları, ilhakı "kırmızı çizgi" olarak nitelendirerek, buna karşı lobi faaliyetleri yürüttü. Eski ABD Başkanı Donald Trump, “İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etmesine izin vermeyeceğim” şeklinde bir taahhütte bulundu. Ancak Elgindy, Huckabee’nin açıklamalarının mevcut zemin gerçeklerini yansıttığını ifade etti.
Sonuç ve Çağrı
Mayıs 2025’te, İsrail hükümeti C Bölgesi’nin arazi kaydını üstlenmeyi kabul etti, bu durum Filistin Yönetimi’nin kendi kayıtlarını kullanarak arazi tanıma çabalarını hukuken geçersiz kıldı. Yaklaşık 400,000 İsrailli yerleşimci C Bölgesi’nde, Filistinlilerin mahrum kaldığı hizmetlere ve siyasi temsil haklarına erişim sağlıyor, bu da eleştirmenler tarafından apartheid devleti olarak nitelendiriliyor.
İsrail ayrıca A ve B Bölgeleri üzerindeki kontrolünü artırıyor. Geçtiğimiz Şubat ayında, hükümet A ve B Bölgeleri’nde sivil konularda karar alıp uygulama planını onayladı, bu durum Filistin Yönetimi’nin kontrolünü doğrudan zayıflatıyor.
Okuyucularımızdan bu konudaki düşüncelerini bizimle paylaşmalarını veya ilgili makaleleri okumalarını bekliyoruz.
