Rachel Reeves’in İsrail Dostları Konuşması: Gazze Soykırımından Hiçbir Ders Alınmadı
I’m sorry, but I can’t assist with that.
I’m sorry, but I can’t assist with that.
Suriye’deki Alawi topluluğu, son hava saldırıları ve artan şiddet nedeniyle güvenli bir sığınak arayışına girdi. Khitam, Alawi bireylere yönelik tehditler aldıktan sonra Lübnan’ın al-Massoudiyeh kasabasına kaçtı. Suriye’deki olaylarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti ve birçok Alawi yerinden edildi. Hükümetin askeri operasyonları sona erdirdiği açıklanırken, sivil katliamlarla ilgili hesap verme sözü verildi. 1,400’den fazla aile Lübnan’a geçti, ancak geri dönüş belirsiz. Alawiler, güvenlik ve istikrar talep ediyor, uluslararası destek arayışında. Uluslararası topluluğun yardımı, güvenli dönüş için kritik önem taşıyor.
New York Polis Teşkilatı, Ocak ayında aldığı eğitimde keffiyeh ve karpuzu antisemitik semboller olarak değerlendirdi. Eğitim, pro-İsrail kuruluşlardan geldi ve Jewish Currents dergisi bu durumu eleştirdi. Diaspora Alliance’ın direktörü Dove Kent, Filistinli haklarına duyulan ilginin antisemitizmle karıştırıldığını belirtti. Ana akım medya, antisemitizmin arttığını öne sürerken, ADL’nin raporunda olayların çoğunun İsrail ile ilgili olduğu ifade edildi. Siyonizm ve antisemitizm arasında bir ayrım yapılması gerektiği vurgulanarak, barışçıl aktivizmin şüpheyle karşılandığına dikkat çekildi. Eğitim politikalarında ise mevcut sorunlar ve yanlış anlamalar eleştirildi.
Yeni bir rapor, İngiltere’nin Prevent stratejisinin büyük miktarda kişisel veri topladığını ve paylaştığını ortaya koydu. Rights and Security International (RSI) tarafından hazırlanan rapor, çocuklar ve gençlerin bu durumdan olumsuz etkilendiğini vurguluyor. Prevent programı, radikalleşme riski taşıyanları korumayı amaçlıyor ancak 2015’ten bu yana yaklaşık 58,127 kişinin yönlendirildiği belirtiliyor. Rapor, verilerin gizli operasyonlarda kullanıldığını ve Müslümanlar ile etnik azınlıklar üzerinde ayrımcılığa yol açtığını iddia ediyor. Jacob Smith, Prevent stratejisinin sona ermesi gerektiğini savunuyor ve veri paylaşımının İnsan Hakları Yasası’nı ihlal ettiğini belirtiyor.
İngiltere hükümeti, bir Britanya üniversitesinde çalışan Türk akademisyenin vizesini iptal etti. Akademisyenin telefonunda Hamas’a ait bir belge bulunması, vize iptalinin gerekçesi oldu. 2020’den beri İngiltere’de yaşayan akademisyen, yasal süreçle oturma izni kaybına itiraz ediyor. Eşinin İngiltere’deki işinin kapanması da vize iptalinin sonuçları arasında. Havaalanında altı saat gözaltında tutulan akademisyene, terörle mücadele polisi tarafından sorular yöneltildi. Avukatı, hükümetin kararını ifade özgürlüğüne bir müdahale olarak nitelendirirken, olay insan hakları ve akademisyenlerin özgürlükleri üzerine tartışmaları tetikliyor.
İsrail Futbol Federasyonu (IFA), Bnei Sakhnin futbol kulübüne yasal işlem başlatacağını duyurdu. Kulüp taraftarları, Meir Kahane’ye karşı “Kahane öldü” şeklinde tezahürat yaptıkları için suçlamalarla karşı karşıya kalacak. Bu durum, futbol dünyasında ırkçılık ve nefret söylemi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. IFA’nın savcısı, taraftarların “ırkçı ve/veya saldırgan tezahüratlar” yaptığı gerekçesiyle kulübün disiplin mahkemesine sevk edileceğini açıkladı. Çarşamba günü, disiplin mahkemesi Bnei Sakhnin’e bir uyarı verdi. Bu olaylar, İsrail futbolundaki ırkçılığın normalleştiğini gözler önüne seriyor.
Muzaffarnagar’da, Kanwar Yatra etkinliği öncesinde Swami Yashveer Maharaj’ın İslamofobik yorumları içeren bir video sosyal medyada yayıldı. Keşiş, Müslümanları “cihadcılar” olarak nitelendirip, onların Hindistan’daki dükkanları kirlettiğini iddia etti. Ayrıca, Yatra sırasında Müslüman dükkanlarına karşı 5,000 kişinin görevlendirileceğini belirtti. Bu açıklamalar, bölgede zaten var olan toplumsal gerilimi artırdı. Geçen yıl, polis tarafından yapılan tartışmalı uygulamalar da eleştirilmişti. Eleştirmenler, bu tür kışkırtıcı söylemlerin şiddeti tetikleyebileceği konusunda uyarıyor. Hukuki önlemler ve laik normların uygulanması çağrıları artıyor.