Dijital Savaş: BAE-Suudi Arabistan Anlaşmazlığı Ortaya Çıktı

Dijital Savaş: BAE-Suudi Arabistan Anlaşmazlığı Ortaya Çıktı

Suudi Arabistan ve BAE Arasındaki Çatışmanın Derinleşmesi: Yeni Bir Bölgesel Dönüşüm

Her geçen gün, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki BAE destekli ayrılıkçılara yönelik 2022 sonu ve bu ayın başlarındaki saldırılarının, iki Körfez devleti arasındaki çatışmanın başlangıcı olduğu daha da netleşiyor. Yemen üzerindeki taktiksel bir anlaşmazlık gibi görünen bu durum, aslında Arap Baharı sonrası bölgesel düzen için derin etkileri olan stratejik bir kopuş.

Yemen’deki Son Gelişmeler

Aralık 2022’de Suudi Arabistan, BAE destekli Güney Geçiş Konseyi’ne (STC) yönelik Mukalla limanında bir silah sevkiyatını bombaladı. Bu ayın başlarında ise Suudi liderliğindeki koalisyon, Hadramut ve El-Mahra’daki STC kamplarına hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar neredeyse bir gecede STC’yi askeri ve yönetimsel bir güç olarak çökertti; STC lideri Aidarous Zubaidi BAE’ye kaçtı.

Suudi kampanya, Riyad açısından, BAE’nin askeri varlığını genişletmesine daha fazla tahammül edilmeyeceğini gösterdi. Suudi Veliaht Prensi Mohammed bin Salman, BAE’nin Yemen’den Sudan’a kadar uzanan ayrılıkçı milisleri desteklemesine karşı harekete geçti.

Körfez Ülkeleri Arasındaki Düşmanlık

Bu operasyon, tarihsel olarak yakın ilişkilere sahip olan iki Körfez devleti arasında önemli bir çatışma yaşandığını gösteriyor. BAE ve Suudi Arabistan, 2013 sonrası Arap dünyasında karşı devrimleri organize etmek için birlikte çalıştı ve 2017-2021 yılları arasında Katar’a dört yıllık bir ablaka uyguladı. Şimdi ise bu ittifakın çözülmesi, daha derin bir bölgesel yeniden yapılanmayı işaret ediyor.

Medya Savaşları

Son haftalarda, Suudi ve BAE siyasi ve medya söylemi, özellikle STC’ye yönelik kısa süreli askeri kampanyadan sonra, anlaşmazlığın Yemen’den daha derinlere gittiğini ortaya koydu. Her iki ülkenin de medya ve dijital savaş konusunda geniş deneyimi olduğundan, bu kritik aşamada anlatılar üzerinde bir savaşın yaşanması sürpriz değil.

AYRICA OKUYUN  ABD Konsolosluğu, İşgal Altındaki Batı Şeria'daki Yerleşimcilere Hizmet Verecek

Riyad, BAE liderliğine ve daha geniş siyasi projelerine karşı sert bir medya kampanyası başlattı. Bu medya saldırısı, BAE’nin Arap devletlerini parçalamaya çalıştığını ve bunun kendi siyasi çıkarları ile İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini öne sürüyor.

Değişen İttifaklar ve Bölgesel Etkiler

BAE-Suudi çatışmasının etkileri zaten görünmeye başladı; BAE, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki hedeflerinde geri adımlar atıyor. STC’nin geri çekilmesinin yanı sıra, Somali BAE ile büyük sözleşmeleri iptal etti ve savunma anlaşması için Suudi Arabistan’la görüşmeler yapıyor.

Türkiye’nin de Eylül 2025’teki Suudi-Pakistan savunma paktına katılma arayışında olduğu söyleniyor. Böyle bir blok, yalnızca BAE için değil, İsrail ve ABD için de önemli sonuçlar doğurabilir.

Sonuç ve İlerleyen Süreç

Tüm bunların nereye gideceğini belirlemek için henüz erken, daha çok soru var. Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar ile daha yakınlaşacak mı? Bin Salman, Mısır’daki BAE etkisini azaltmak için Riyad’ı yeniden güçlendirmeye mi çalışacak?

Bu soruların cevapları aylara veya yıllara yayılabilir. Ancak, Suudi-BAE ortaklığının bir zamanlar Arap Baharı sonrası düzeni destekleyen bir yapı olduğu ve şimdi parçalandığı açık. Süregelen medya ve dijital savaş, bu ayrılığın boyutlarını gözler önüne seriyor.


Bu konu hakkında ne düşündüğünüzü veya ilginizi çeken diğer makaleleri okumak isterseniz, yorumlarınızı bekliyoruz!

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir