'Bir Derviş, Bir Roti, Dört Yalnız'

‘Bir Derviş, Bir Roti, Dört Yalnız’

Bir Derviş, Bir Roti, Dört Yalnız Çocuk

Bir zamanlar, uzak bir köyde, herkesin saygı duyduğu bir derviş yaşardı. Bu derviş, bilgelik dolu sözleri ve derin manevi anlayışıyla tanınırdı. Günlerden bir gün, köyün ortasında eski bir taşın üzerinde oturmuş, etrafındaki çocukları dinliyordu. Ancak, o gün dervişin kalbi, kötü bir haberle dolmuştu.

Derviş, sabahları her zaman yaptığı gibi, kendisi için hazırladığı bir roti (bir çeşit ekmek) ile yola çıkmıştı. Ama o gün, yanında sadece bir roti vardı; bu, dervişin her zaman taşıdığı cömertliğini ve cömertliğini sorgulamasına neden oldu. Zira derviş, her zaman ihtiyacı olanlarla paylaşmayı tercih ederdi.

Ancak, köydeki dört çocuğun durumu içler acısıydı. Yalnız, kimsesiz ve açtılar. Çocuklar, dervişin yanına yaklaştı ve gözlerinde umutla bakarak, “Derviş Efendi, lütfen bize biraz ekmek ver, açız!” dediler. Derviş, o an gözlerinin içine baktığında, çocukların açlıklarının ötesinde bir çaresizlik hissetti. İçinde bir şeyler kıpırdandı ve kalbinin derinliklerinde bir şeyler koptu.

Sadece bir roti vardı, ama o rotiyi çocuklarla paylaşmak zorundaydı. Derviş, ekmeği dört parçaya böldü ve her bir çocuğa bir parça verdi. Çocukların yüzlerindeki sevinci görmek, dervişin ruhuna su serpmişti. Ama o an aklına bir düşünce geldi: “Bir roti ile dört çocuğun karnını doyurabilirim ama onların ruhunu nasıl besleyeceğim?”

Derviş, çocuklara sadece ekmek vermekle kalmadı. Onlara hikayeler anlattı, yaşamın anlamını, sevginin gücünü ve paylaşmanın önemini öğretti. Çocuklar, dervişin etrafında toplanarak, onun bilgeliğinden beslenmeye başladılar. Ancak, dervişin içindeki boşluk hâlâ vardı. O roti, sadece bir geçiştirme aracıydı; asıl mesele, çocukların geleceğiydi.

Günler geçtikçe, derviş ve çocuklar arasında derin bir bağ oluştu. Derviş, köydeki diğer insanlara da çağrıda bulundu: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var!” diyerek, topluluğun birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İnsanlar, dervişin çağrısına kulak verdi ve köyde bir dayanışma hareketi başladı.

AYRICA OKUYUN  'İnanç Korkunun İyileşmesidir'

Ancak, bu durum bazı kişilerin işine gelmiyordu. Kötü niyetli biri, dervişin cömertliğini kıskanarak, köydeki huzuru bozmak için planlar yapmaya başladı. Dervişin etrafındaki çocuklar, bu kötü niyetli kişinin hedefi haline geldi. Derviş, hem çocukları korumak hem de köydeki barışı sağlamak için bir çözüm arayışına girdi.

Sonunda, derviş bir karar verdi. Kötü niyetli kişinin peşine düştü, ona karşı koymak ve köyün huzurunu korumak için elinden geleni yapacaktı. Dervişin cesareti, köy halkını da etkiledi ve herkes bir araya gelerek, dayanışma içinde hareket etmeye karar verdi.

Derviş, bir rotiyle başlamıştı ama sonunda köydeki insanların kalplerini birleştirmişti. O roti, sadece karnı doyurmakla kalmadı, aynı zamanda ruhları besleyen bir simge haline geldi. Dervişin hikayesi, sevgi, dayanışma ve birlikteliğin gücünü gösteren bir efsane olarak dillerde dolaşmaya başladı.

Ve böylece, bir derviş, bir roti ve dört yalnız çocuğun hikayesi, köyün tarihinde unutulmaz bir yer edindi. Artık herkes, sevgiyle paylaşmanın ve birlikte olmanın ne kadar değerli olduğunu biliyordu.

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir