'Dua İçin Açık Şemsiye Getiren Çocuk'

‘Dua İçin Açık Şemsiye Getiren Çocuk’

Dua İçin Açık Şemsiye Getiren Çocuk

Bir zamanlar, küçük bir köyde yaşayan sevimli bir çocuk vardı. Adı Ali’ydi ve her zaman meraklı, neşeli bir ruh taşıyordu. Köyde herkes onu severdi, çünkü her zaman gülümseyerek dolaşır, etrafındaki insanlara neşe saçarak onları mutlu ederdi. Ancak bir gün, Ali’nin davranışı köyde büyük bir tartışmaya yol açtı.

O gün hava çok kapalıydı. Gökyüzü gri bulutlarla kaplanmış, sanki bir fırtına geliyormuş gibi hissediliyordu. Köy halkı, kasvetli havadan dolayı tedirgindi. Ama Ali, bu durumdan hiç etkilenmiyordu. O, her zamanki gibi arkadaşlarıyla oynarken, ani bir fikirle dolup taştı. "Dua etmeliyiz!" dedi. "Yağmur yağmadan önce Tanrı’ya dua etmeliyiz!"

Köydeki herkes Ali’nin bu önerisini duyduğunda şaşırdı. Ancak, Ali’nin aklına bir şey gelmişti. Dua etmek için hazırlık yaparken, eline bir şemsiye aldı ve onu açtı. Arkadaşları, ne yapacağını merakla izlerken, Ali sevinçle şemsiyesini gökyüzüne doğru kaldırdı. "Yağmurdan korunmak için değil, Tanrı’ya dua ederken koruma istiyorum!" dedi.

Ali’nin bu tuhaf davranışı, köydeki herkesin dikkatini çekti. Bazıları gülmeye başladı, diğerleri ise ona şaşkın gözlerle baktı. "Bu çocuk ne yapıyor?" diye fısıldadı köylüler. Ama Ali, bu durumu umursamadan, şemsiyesini daha da yükseğe kaldırarak dua etmeye başladı.

Birden, gökyüzündeki bulutlar daha da karardı. Yıldırımlar çakmaya başladı ve rüzgar şiddetlendi. Ancak Ali, korkuya kapılmadan dualarını etmeye devam etti. O an, köyde herkesin yüreğinde bir kıvılcım oluştu. Ali’nin cesareti, köydeki herkesin içindeki korkuyu yok etti.

Sonunda, gökyüzü açıldı ve bir yağmur başladı. Ancak bu, korkutucu bir fırtına değildi; tam tersine, Ali’nin duasının kabul olduğu anlamına geliyordu. Yağmur damlaları, şemsiyenin üzerine düşerken, köylüler Ali’ye hayranlıkla baktılar. Onun cesareti ve inancı, onlara ilham vermişti.

AYRICA OKUYUN  18 Mart 2025: İsrail, Gazze'de 183 Çocuğu Katletti

Ali, o günden sonra köyde bir kahraman gibi karşılandı. Hatta bazıları, onun dua etme tarzını bir gelenek haline getirdi. Herkes, Ali’nin yanında bir şemsiye bulundurmayı ve her yağmur öncesi dua etmeyi bir görev haline getirdi.

O günden sonra, köydeki her yağmur, sadece yağmur değil, aynı zamanda Ali’nin inancının bir simgesi haline geldi. Herkes, dua etmek için Ali’nin cesaretine sahip olmayı öğrendi ve onun hikayesi, kuşaktan kuşağa aktarılmaya devam etti.

Ali’nin hikayesi, bize bir şeyi öğretir: Korkularımızın üstesinden gelmek ve inancımızı korumak, en karanlık günlerde bile umudu yeşertebilir. Yağmurun bile, bir şemsiye altında dua eden bir çocuğun cesaretiyle güzelleşebileceğini gösterir.

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir