‘Kral, Sadrazam ve Uzun Kaşıklar’
Kral, Sadrazam ve Uzun Kaşıklar
Bir zamanlar, uzak bir krallıkta, tüm halkın saygı duyduğu bir kral yaşardı. Adı Kral Alim’di. Kral Alim, adaletli bir yönetici olmakla birlikte, halkının refahı için sürekli yeni yollar arıyordu. Ancak, onun en yakın danışmanı olan Sadrazam Faruk, her zaman kendi çıkarlarını düşünen kurnaz bir adamdı.
Bir gün, Kral Alim, halkın zenginliğini artırmak için büyük bir ziyafet düzenlemeye karar verdi. Ziyafete katılacak olan herkesin midesini doyurmak için dev bir yemek hazırlanmasını istedi. Ancak, Sadrazam Faruk, bu yemekten fayda sağlamak için bir plan yapmaya başladı. Kralın iyi niyetini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istiyordu.
Ziyafet günü geldiğinde, Kral Alim, muhteşem bir sofra kurdurmuştu. Herkes yemeklerin tadına bakmak için sabırsızlanıyordu. Fakat, Sadrazam Faruk, bu büyük ziyafeti kendi menfaatleri için kullanmak üzere uzun kaşıkları hazırlatmıştı. Bu kaşıklar öyle uzundu ki, insanlar bir türlü yemek yiyemedi. Herkes aç kalmış, neşesi kaçmıştı.
Kral Alim, misafirlerinin yüzlerindeki hayal kırıklığını gördü. "Neden hiçbiriniz yemek yiyemiyor?" diye sordu. Bir adam cesaretini toplayıp, "Majesteleri, uzun kaşıklar yüzünden yemeklerimizi yiyemiyoruz!" dedi. Kral, şaşkınlık içinde Sadrazam Faruk’a döndü. "Neden böyle bir şey yaptın?" diye sordu.
Sadrazam, bir an için duraksadı, ama ardından gülümseyerek, "Majesteleri, bu sadece bir denemeydi! Eğer herkes uzun kaşıklarla yemek yiyemezse, o zaman bizim için daha iyi olur! Böylece, daha fazla yemek bizim elimizde kalır!" dedi. Kral Alim, bu kurnaz planı duyduğunda öfkeyle doldu. Sadrazam Faruk’ın bencilliği, halkının aç kalmasına neden olmuştu.
Kral, hemen bir karar aldı. "Bu gidişata son vermeliyim!" dedi. Tüm halkı topladı ve onlara şöyle seslendi: "Bugünden itibaren, herkes kendi kaşığıyla yemek yiyecek. Bu, sadece benim değil, hepimizin hakkı!"
Kral Alim’in bu cesur kararı, halkı sevince boğdu. Herkes kendi kaşığıyla yemek yiyebilecekti ve kimse aç kalmayacaktı. Sadrazam Faruk ise, bu durumu hazmedemedi ve krallığın en derin köşelerine çekildi. Kral, halkının mutluluğunu ve refahını sağlamak için her zaman dikkatli olacağına söz verdi.
Bu olay, halk arasında uzun yıllar dillerden düşmedi. Kral Alim’in adaleti, Sadrazam Faruk’un kurnazlığı karşısında galip geldi. Herkes, uzun kaşıkların neye mal olabileceğini unutmamak için her zaman dikkatli olmalıydı. İşte böylece, bir zamanlar uzunca süren bir hikaye, halkın hafızasında sonsuza dek yer etti.