Amerika’nın Eğlence Sektörü Gazze Üzerinde Sessizlik Yaratıyor
Sanat ve Eğlence Dünyasında Özgürlük İhlalleri: Filmlerdeki Sesin Susturulması
Giriş
Özgürlük, ABD sanat ve eğlence endüstrileri için bir zamanlar her şey demekti. Ancak, İsrail’in Gazze’ye karşı savaş ilan etmesinin ardından, sanatçılar, aktörler ve prodüksiyon personeli, endüstri yöneticilerinin Filistin halkına destek veren sesleri susturmak için organize bir kampanya yürüttüğünü iddia ediyor. Bu durum, özgürlük ve ifade özgürlüğü konusundaki tartışmaları yeniden alevlendiriyor.
Susturulan Sesler: Ballal ve Zegler Örnekleri
Eğlence dünyasının, özgürlük ve mazlum halkların desteklenmesi konularında sırtını döndüğü argümanı, bu yılın başlarında Akademi’nin Oscar ödüllü Filistinli yönetmen Hamdan Ballal’a yönelik bir saldırıyı kınamayı reddetmesiyle açıkça ortaya çıktı. Şubat ayında, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail güçleri Ballal’ı saldırıya uğratıp gözaltına aldı. Ballal’ın ortak yönetmeni Basel Adra, bu saldırının "filmi yaptığımız için bize öç almak" olabileceğini öne sürdü.
İfade Özgürlüğü Üzerindeki Baskılar
Akademi, Ballal’ın çalışmalarını sadece birkaç hafta önce Oscar ile ödüllendirmiş olmasına rağmen, İsrail’in eylemlerini kınamayı reddetti. Bunun yerine, "Ballal’a yönelik şiddet raporları" hakkında belirsiz bir açıklama yaptı. Birkaç hafta sonra, yüksek profilli stüdyo yöneticilerinin, Ağustos 2024’te “her zaman hatırlayın, Filistin özgür olsun” yazan Snow White yıldızı Rachel Zegler’i susturmaya çalıştığı bildirildi. Zegler’in dayanışma açıklamasını geri çekmeyi reddetmesi, film yapımcılarını öfkelendirdi ve onun üzerinde kamuoyunu hedef alan bir kampanya başlatıldı.
Yaratıcılığın Susturulması
Sanat ve eğlence endüstrisinde korku ve baskı ortamının yaratılması, bu sektörde özgür ve yaratıcı ifade için gerekli olan unsurların da zayıflatıldığına işaret ediyor. MEE ile konuşan birçok çalışan, süper kahraman ve korku filmlerinde önemli roller üstlenmişken, çoğu tanınmamış sanatçılar olarak endüstrinin arka planda yaşanan baskılara maruz kaldıklarını belirtti.
Bu sanatçılar, son bir yıl boyunca Filistin ile dayanışma içinde örgütlenmişlerdir. Ancak, çoğu yöneticilerinden, sendika liderlerinden, meslektaşlarından ve endüstriyle bağlantılı önde gelen pro-Siyonistlerden misilleme korkusuyla anonim olarak konuşmayı tercih etti.
Baskının Kaynağı: Üst Düzey Yönetim
Pro-Filistin seslerinin susturulması, çalışanların belirttiğine göre, kurumsal hiyerarşinin en üst düzeyinden başlamaktadır. Film ve televizyon prodüksiyonu, Amazon, Disney ve Netflix gibi birkaç büyük şirketin elinde yoğunlaşmıştır. Benzer dinamikler, Broadway gibi sahne sanatlarını da etkilemektedir; Broadway’deki 41 tiyatronun 31’i, üç büyük kuruluşa aittir.
Sanatçılar, üst düzey yöneticilerin, Filistin karşıtı sanatçileri dışlamak için yetkilerini kötüye kullandığını belirtmektedir. 7 Ekim saldırılarından birkaç gün sonra, 700’den fazla endüstri yöneticisi ve ünlü, sanatçıların “Hamas’a karşı güçlü bir şekilde ses çıkarması” çağrısında bulundu. Bu tür baskılar, sanatçıların özgürce ifade etmelerini zorlaştırmakta ve sektördeki dayanışma ruhunu zayıflatmaktadır.
Birlik Olma Mücadelesi
Sanat ve eğlence endüstrisinde çalışan birçok sanatçı, dayanışma ruhunu yeniden canlandırmak için mücadele etmektedir. Theater Workers for Ceasefire (TW4C) gibi gruplar, Filistin kültürel boykotu için destek toplamaktadır. Dancers for Palestine (D4P) da, dans sanatları aracılığıyla Filistin’e destek vermek için eylemler düzenlemektedir.
Sanatçılar, bu tür baskılara karşı durarak, Filistin’in hikayesini anlatmaya ve bu konuda farkındalık yaratmaya çalışmaktadır. Bu çabalar, Filistin için özgürlük mücadelesinin bir parçası olarak büyümekte ve sanat dünyasında yankı bulmaktadır.
Sonuç ve Davet
Sanat ve eğlence dünyasındaki bu baskıların üstesinden gelmek, dayanışma ve destek ile mümkündür. Siz de düşüncelerinizi paylaşarak bu konudaki tartışmalara katılabilir veya ilgili makaleleri okuyarak daha fazla bilgi edinebilirsiniz.