Almanya’nın İsrail’e Desteği Tehlikeli Ayrıcalığını Yeniden Canlandırıyor
Almanya’nın İsrail’e Sarsılmaz Desteği: Uluslararası Hukuk ve Filistinlilerin Durumu Üzerine
Almanya, Filistin’deki soykırım ve yok etme savaşına yönelik sınırsız desteğini açıkça ifade ediyor. Bu durum, Almanya’nın uluslararası arenada kendine özgü bir kimlik geliştirmesi ve bu kimliği pekiştirmesi açısından son derece önemli. Almanya’nın bu tutumu, Filistinliler ve uluslararası hukuk açısından yıkıcı sonuçlar doğuruyor.
Almanya’nın bu destekle birlikte, diğer liberal demokrasilerle kıyaslandığında tek başına kötü bir niyeti olduğuna dair bir düşünce de söz konusu değil. Almanya’nın Başbakanı Friedrich Merz, Britanya Başbakanı Keir Starmer veya Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron kadar ahlaki bir boşluğa sahip değil. Ancak Almanya, Siyonist radikalizmi öne çıkararak kendine özgü bir kimlik oluşturma çabasını sürdürüyor.
Almanya’nın Ulusal Kimlik Arayışı
Almanya, tarihsel olarak ulusal kimliğine aç bir ülke olmuştur. Bu açlık, Filistinlilerin varlığını silmeye yönelik çabalarda kendini gösteriyor. Almanya, geçmişte yaşadığı savaşların ve soykırımların ardından, ulusal kimliğini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Ancak bu süreçte, Filistinlilerin acılarını görmezden gelmekte bir sakınca görmüyor.
- Almanya’nın ulusal kimlik arayışı, tarihsel olarak şiddet ve yıkım ile doludur.
- İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’nın NATO ve AB’ye entegrasyonu, tehdit algısını azaltmış gibi görünse de, Almanya yeni bir güç olarak yeniden ortaya çıkmıştır.
- Ekonomik gücü ve küresel yeniden yapılanma ile Almanya, Avrupa’nın lider gücü haline gelmiştir.
Siyonist Baskı ve Eleştirilerin Bastırılması
Almanya, Holokost anısını Siyonizm’e koşulsuz destekle birleştirerek, eleştiriyi otomatik olarak antisemitizm olarak nitelendiriyor. Bu durum, Avrupa’daki diğer ülkelerin aksine, Almanya’nın uluslararası hukukun üstünde bir konumda kendini değerlendirmesine neden oluyor.
- Holokost anması, Almanya’da İsrail’in korunmasının bir devlet politikası haline gelmesiyle sonuçlanmıştır.
- Eleştirilerin bastırılması için geniş bir hükümet ve sivil toplum ağı devreye sokulmuştur.
Almanya’nın Uluslararası Hukuka Saygısızlığı
Almanya, uluslararası hukukun gerekliliklerini göz ardı ederek, Filistinlilerin haklarını hiçe sayan bir politika izlemektedir. Bu destek, sadece Filistinlilerin değil, aynı zamanda uluslararası topluluğun da güvenliğini tehdit etmektedir.
- Almanya, Gazze’deki kitlesel açlığı durdurmak için yapılan tüm çağrılara karşı çıkmıştır.
- Filistin girişimlerini Birleşmiş Milletler’de engelleyerek, uluslararası hukukun ihlaline devam etmiştir.
Sonuç ve Çağrı
Almanya’nın Siyonistlere yönelik desteği, yalnızca Filistinlilerin onurunu değil, aynı zamanda uluslararası hukuku da tehdit etmektedir. Bu durum, Avrupa’da artan otoriter eğilimlerle birleştiğinde, ciddi bir tehlike oluşturuyor.
Okuyucularımızı, bu konudaki düşüncelerini paylaşmaya veya ilgili makaleleri okumaya davet ediyoruz. Avrupa’nın bu karanlık döneminden nasıl çıkabileceği üzerine daha fazla tartışmak, hepimizin sorumluluğundadır.
İlgili Linkler: