İsrail’in Yeni Batı Şeria Önlemleri: İlhakı Hızlandırıyor
Yeni İsrail Önlemleri Batı Şeria’da Fiili İlhakı Pekiştiriyor ve Oslo Anlaşmalarını Sona Erdiyor
Yeni İsrail önlemleri, işgal altındaki Batı Şeria’da fiili ilhakı pekiştirecek ve Oslo Anlaşmalarını sona erdirecek, analistler bu durumu değerlendiriyor. Bu gelişmeler, Filistin devleti umudunu da yok ediyor.
Pazar günü duyurulan kapsamlı değişiklikler, Oslo Anlaşmaları’nın 1993’te imzalanmasından bu yana Filistin Yönetimi’nin (PA) yetki alanında resmi olarak bulunan A ve B bölgelerinde İsrail’in sivil kontrolünü genişletiyor. Bu bölgelerde, tüm büyük Filistin şehirleri ve kasabaları yer alıyor.
Yeni önlemler, Yahudi İsraillilerin Batı Şeria’da özel mülkiyete sahip olmalarını kolaylaştırarak yerleşim genişlemesini hızlandırma potansiyeli taşıyor. Bu, Filistinli mülk sahiplerine ait arazilerin Yahudi İsraillilere satışını engelleyen bir yasanın kaldırılması, satış düzenlemelerinin kolaylaştırılması ve arazi kayıtlarının gizliliğinin kaldırılmasıyla sağlanıyor. Bu adımlar, yerleşimciler tarafından yaygın olarak kullanılan sahte mülk belgeleri düzenleme taktiklerini de kolaylaştırabilir.
Oslo Anlaşmalarının Sonu
Jamal Juma, Stop the Wall kampanyasının koordinatörü, yeni önlemlerin "Oslo Anlaşmaları tarafından getirilen her şeyin sonunu işaret ettiğini ve Filistin Yönetimi’nin yetkilerini elinden aldığını" belirtti. Juma, bu yeni düzenlemelerin PA’yı, İsrail için sadece bir güvenlik ajanı haline getirdiğini ifade etti.
Yeni tek taraflı olarak dayatılan düzenlemeler altında, Batı Şeria’nın güneyindeki Hebron şehrindeki inşaat izinleri ve yapılaşma, Filistin yönetiminden İsrail ordusuna devredilecek. Bu transfer, Ibrahimi Camii dahil olmak üzere, İsrail’in Hebron’un Eski Şehri’nde yapacağı değişikliklere olanak tanıyacak ve bu durum, 1997 Hebron Protokolü anlaşmalarını ihlal ediyor.
İsrail’in yeni önlemleri, PA ve neredeyse tüm Filistin grupları tarafından illegal adımlar olarak kınandı ve bu adımlar, ilhakı derinleştirmek ve yerleşimleri genişletmek amacı taşıdığı belirtildi.
Uluslararası Tepkiler
Sekiz Müslüman çoğunluklu ülke – Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri – bu değişiklikleri kınayarak, Batı Şeria’da "yasadışı İsrail egemenliği" dayatmayı amaçladığını ifade ettiler.
Fiili İlhak ve Yerleşim Genişlemesi
Uzun yıllar boyunca, İsrail işgal altındaki Batı Şeria’yı ilhak etmeye çalıştı. Temmuz ayında, İsrail parlamentosu, bölgenin ilhakını talep eden bağlayıcı olmayan bir karar aldı. Öneri yasal bir ağırlık taşımıyor olsa da, gelecekteki tek taraflı eylemler için bir momentum oluşturma amacı taşıdığı düşünülüyor.
Ancak, ABD gibi müttefiklerden gelen uluslararası baskılarla resmi ilhakı önlemek isteyen mevcut İsrail hükümeti, ilhakı fiili bir gerçeklik haline getiren çeşitli önlemler aldı. Eylül ayında, Bezalel Smotrich, Batı Şeria’nın yüzde 82’sinin ilhak edilmesi ve İsrail’e dahil edilmesi planını açıkladı.
Filistin Yönetimi Krizde
Juma, mevcut hükümetin iş başına gelmesinden bu yana, yerleşim genişlemesinin 2017’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını vurguladı. 2025 yılı itibarıyla neredeyse 47,390 konut birimi onaylandı veya teklif edildi. Juma, "Yerleşim genişlemesi, Filistinli yerinden edilme ve yasal ile idari yeniden yapılandırma" gibi üç paralel ve birbiriyle destekleyici yolla ilerliyor, dedi.
Yeni önlemler, Batı Şeria’da fiili ilhakı pekiştirirken, Filistin Yönetimi’ni ciddi bir varoluşsal krizle karşı karşıya bırakıyor. PA’nın ne yapacağı belirsizliğini koruyor.
Sonuç ve Gelecek
Hebron, yeni önlemlerin özel hedefi haline geldi. Şehirdeki Filistinli nüfusun büyük bir kısmı, ağır askeri kısıtlamalara maruz kalmaktadır. Hisham Sharabati, "Yeni değişiklikler, yerleşim planlama konseyinin kamu alanlarını, yol inşaatlarını ve hizmetleri denetleyeceğini ve bu durumun Filistinliler yerine İsrailli yerleşimcileri öncelikli hale getireceğini" belirtti.
Bu gelişmeler, Batı Şeria’daki Filistin varlığını hedef alan daha geniş bir kampanyanın parçasıdır. "Bu uzun süredir devam eden politika, hızlanmış bir tempoda devam ediyor" diyen Sharabati, "İsrail artık Filistinlilere karşı etnik temizleme sürecine doğru ilerliyor" şeklinde uyarıda bulundu.
Okuyuculara Çağrı
Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi bizimle paylaşmaktan çekinmeyin veya bu durumu daha iyi anlamak için ilgili makalelerimizi okumaya devam edin.
