Trump, Ilhan Omar'a takıntılı: Korktuğu Amerika'nın simgesi

Trump, Ilhan Omar’a takıntılı: Korktuğu Amerika’nın simgesi

Donald Trump’un Saldırıları ve Ilhan Omar: Amerika’da İki Farklı Gerçeklik

Donald Trump, incelikten yoksun bir adam olarak bilinir. İfade ustalığı ve ölçülülük, onun silahları arasında değildir. Ancak, bu hafta Beyaz Saray’da yaptığı bir kabine toplantısında, bir Amerikan kongre üyesini "çöp" olarak nitelendirmesi, siyasi yozlaşmanın yeni bir seviyesi olarak kaydedildi. Bu açıklama, Trump’ın hedef aldığı topluluklara yönelik bir hakaret içermesi bakımından da dikkat çekiciydi.

Bu tek bir an içinde, Trump, sadece kamu tartışmalarının normlarını değil, Amerikan Anayasası’nda yer alan çoğulculuk ve eşitlik ilkelerini de ihlal etti. Başkanlık, bir zamanlar – ne kadar kusurlu olsa da – saygı diline bürünmüşken, şimdi nefretin yankılandığı bir megafona dönüştü.

Ilhan Omar: Hedefteki İsim

Trump’ın hedefi, sıkça olduğu gibi Ilhan Omar’dı. Somali kökenli, özgüvenli ve zeki bir Müslüman kadın olan Omar, Trump’ın tahammül edemediği her şeyi temsil ediyor: İslam, Afrika, göçmenlik ve onun varlığında küçülmeyi reddeden zeki kadınlar. Omar’a yönelik rutin bir siyasi saldırı, hızla Amerikalı bir topluluğun tamamına yönelik bir sözlü saldırıya dönüştü.

  • "Ilhan Omar çöp, arkadaşları da çöp… Onları ülkemizde istemiyoruz," dedi Trump, adeta bir tahliye bildirisi verir gibi.

Trump’ın Saldırgan Rhetorik

Omar, yıllar içinde Trump’ın şikayet politikalarının sembolik odak noktası haline geldi. Trump, adını sıkça ve çoğu zaman sebepsiz yere anarak, onu kişisel bir düşman olarak görüyor. Omar’da, Trump’ın korktuğu ve nefret ettiği her şeyin yoğunlaşması söz konusu: başörtüsü, Afrika, göç, Müslümanlık, kadınlık ve özerklik. Her bir hakaret, yalnızca ona zarar vermek için değil, ona benzer olan herkesi disipline etmek için tasarlanmıştır.

Trump’ın söylemi, zamanla daha da virüle oldu. Siyasi başarısızlıkları derinleştikçe, ahlaki boşluğu daha da gün yüzüne çıkıyor. Gazetecilere hakaret ediyor, yabancı aksanları alay konusu yapıyor, göçmenleri demonize ediyor ve Müslümanları, Afrikalıları ve Latinleri düzenli olarak karalıyor.

AYRICA OKUYUN  Trump: ABD Ordusu Nijerya'da IŞİD Militanlarına Saldırdı

Amerikan Toplumunda İki Farklı Amerika

Trumpizm, bir sapma değil, Amerika’nın ırkçı sömürge inancının modern bir yeniden canlanmasıdır. Gerçek mücadele, Trump ile Omar arasında kişisel bir düello değil, iki uzlaşmaz Amerika arasında bir çarpışmadır: Biri özgürlük, anayasal yönetim ve insan eşitliği için çabalarken, diğeri yok etme, köleleştirme ve ırksal hiyerarşiye dayanmaktadır.

Trump, bu iki Amerika arasında tereddüt etmeden seçim yapıyor; egemenlik geleneği ile açıkça hizalanıyor ve bunu bayrakla süslüyor.

Sonuç ve Çağrı

Sonuç olarak, Trump’ın Müslümanlara, Afrikalılara ve göçmenlere yönelik nefreti, petrol, silah ve aşırı zenginlikle karşılaştığında hemen dağılmaktadır. Trump, Müslüman mültecilere alay ederken, Müslüman monarşilere hayranlıkla bakıyor. Bu çelişki, Trump’ın ahlaki pusulasının yalnızca petro-dolarlarla kalibre edildiğinin bir yansımasıdır.

Trump’ın politikalarının sonuçları, yalnızca siyasi bir yarış değil, aynı zamanda Amerika’nın ne tür bir ülke olacağı meselesidir. Trump’ın nefretleriyle yüzleşmek ve Amerika’nın halihazırda neye dönüştüğünü kabul etmek gerekmektedir.

Okuyucularımızı bu önemli konudaki düşüncelerini paylaşmaya ve benzer makaleleri okumaya davet ediyoruz.

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir