Trump’ın Gazze’yi Kolonileştirme Planı, 19. Yüzyılın Başarısız Misyonlarını Anımsatıyor
Başkan Trump’ın Gaza Planı: Yeni Bir Sömürgecilik mi?
Protestanlık, Max Weber’in bu konudaki çığır açan kitabından önce ve sonra, kapitalizmin simgesi olarak tanımlanmışsa, ABD Başkanı Donald Trump her zaman bu inancın bir mensubu olmuştur. Eski bir Presbiteryen olan Trump, şimdi "mezhepsiz bir Hristiyan" olarak kendini tanımlıyor ve nadiren kilise hizmetlerine katılıyor, ancak kendini evangelik Protestanlarla çevreliyor. Beyaz Amerikalı evangelik Protestanların çoğunluğu onu "inançları için mücadele eden biri" olarak görüyor.
Son zamanlarda Beyaz Saray’a geri dönen Trump, Amerikan kapitalizminin ve emperyalizminin büyük misyoneri olarak kendisini yeniden kanıtladı. Trump, Amerikan kapitalizmini ilerletmek amacıyla bir dizi misyoner beyanatı ve politika açıkladı. Bu, ABD’nin güç kullanarak veya mali gücünü kullanarak topraklarını genişletme arzusunu içeriyor. Ancak Trump’ın Gaza’yı çalmak ve kolonileştirmek için oluşturduğu kapitalist evangelik plan, Filistin’de koloniler kurma girişimlerinin ilki değil.
Amerikan Sömürgesi Olarak Gaza
Son birkaç hafta içinde, Trump’ın Gaza üzerindeki Amerikan kontrolü planı, başlangıçta çoğu Filistinlinin Ürdün ve Mısır’a sınır dışı edilmesini istemekten, daha sonra tüm Filistinlilerin sınır dışı edilmesi ve Filistin topraklarının Amerikan kontrolüne geçişini savunmaya doğru evrildi. Görünüşe göre Amerikan mülkiyetindeki Gaza, "uluslararası toplulukların bir arada yaşadığı" bir yer olacaktı ama Filistinliler olmadan.
Bu, Ekim 2023’ten bu yana Filistin nüfusuna karşı soykırım işleyen İsrail’in tahrip ettiği topraklardır. Trump, Akdeniz’in Fransız Rivierası’ndan etkilenmiş gibi görünmüyor ve Orta Doğu’nun yeni bir "Riviera"sını inşa etmek istiyor. Bu arada, sınır dışı edilen Filistinlilere "gerçekten iyi kalitede konutlar" sağlanacağını, böylece "hayatta kalabilecekleri yerler" olacağını ifade etti.
Trump, bu "iyi kalitedeki konutların" maliyetini Arap ülkelerine yüklemeyi düşünüyor. Amerikan inşaatçıları ise Trump’ın "sahiplik pozisyonu" adını verdiği bir düzenle "Riviera"yı inşa edecek – CNN’in de belirttiği gibi, "21. yüzyıl sömürgeciliği".
Kapitalist Haçlı Seferi
Trump’ın en çok arzuladığı şey, belki de İsraillilerin de arzuladığı gibi, Gaza’nın plajları değil, denizinde yatmakta olan milyarlarca dolarlık petrol ve doğal gaz rezervleri. Uzun bir tarih boyunca, 19. yüzyıldaki Amerikalı Protestan misyonerler, Filistin’de koloniler kurmaya çalıştı. Trump’ın kapitalist vizyonundan önce, 1820’lerde Presbiteryen misyonerler Filistin’e gönderildi.
Misyonerler, o dönemde Filistin’deki Müslümanları, Ortodoks Hristiyanları ve çoğunlukla 4,000 Filistinli Yahudi’yi dönüştürmeye çalıştı. 1844’te Suriye ve Lübnan’a gitmeden önce, birçok Protestan İncil kopyası dağıttılar.
- yüzyılda, Amerikan Protestanlarının "Barışçı Haçlı Seferi" olarak adlandırılan bir süreçte, Jaffa’da tarım kolonileri kurmaya çalıştılar. Ancak, Filistinliler bu kolonilere karşı direniş gösterdi. 1854’te kurulan "Amerikan Misyon Kolonisi" de benzer bir karşılık gördü ve 1858’de saldırıya uğrayarak kolonistler Massachusetts’e geri dönmek zorunda kaldı.
Tarihsel Direniş
Filistinlilerin topraklarına bağlılığı ve mücadelesi, Trump’ın kapitalist ve emperyalist etiketi kadar güçlüdür. 19. yüzyılda Amerikan misyonerler, Filistin topraklarını ele geçirip halkı kendi Hristiyanlık anlayışlarına dönüştürmeye çalışırken, Trump’ın Gaza’yı çalma planı, kendi emperyalist ve kapitalist din anlayışıyla örtüşmektedir.
Trump, savaş suçlusu Benjamin Netanyahu ile birlikte, Filistinlileri sınır dışı etme planını "olağanüstü" buldu. Ancak, İsrail ordusunun Filistinlilerin direniş ruhunu ezme konusundaki başarısızlığı, Trump’ın "Orta Doğu’da bir Riviera" yaratma hayalinin de başarısız olacağı anlamına geliyor.
Sonuç ve Davet
Bu tarihi hatırlamak, Trump’ın sömürgeci önerisinin yenilikçi olmadığını göstermekte. Filistinlilerin topraklarına olan bağlılıkları, Trump’ın planlarının ötesinde bir direniş gücüne sahiptir. Okuyucuları bu konu hakkında düşünmeye ve benzer makaleleri okumaya davet ediyoruz.