Arab muhaliflere yeni bir baskı dalgası mı geliyor?
Ahmed Kamel’in Durumu: Suçlamalar ve İade Talepleri Üzerine Sır Perdesi
Ahmed Kamel, geçen Kasım ayında sıcak bir öğleden sonra Güney Cidde’deki polis karakoluna çağrıldığında, orada neden bulunduğuna dair kimsenin bir bilgisi yoktu. 34 yaşındaki yakışıklı hesap yöneticisi ve iki çocuk babası, kendi ülkesi Mısır’dan kaçtıktan sonra neredeyse on yıldır Suudi Arabistan’da yaşıyordu.
Kamel, üniversite öğrencisi iken Mısır’ın 2011 devriminde ve 2014’te şiddetsiz protestolar düzenlemiş, bu dönemde isyan eden polis tarafından vurulmuş, gözaltına alınmış ve işkenceye maruz kalmıştı. Bir ay sonra kefaletle serbest bırakıldıktan sonra zorunlu askeri hizmete alındı ve 2015 yılında hizmetini tamamladıktan sonra Suudi Arabistan’a kaçtı. İki yıl sonra, Mısır mahkemesi tarafından protestolardaki rolü nedeniyle yokluğunda ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Cidde’deki Gizemli Gözaltı
Cidde’de, Kamel, şehir dışındaki eski polis karakolunda ofisten ofise geçerek neden çağrıldığını öğrenmeye çalışıyordu. Karakol çalışanları defalarca onunla ilgili hiçbir dosya olmadığını söyledikten sonra, nihayet evine dönmesi gerektiği bildirildi. Ancak, Kamel evine ulaşmadan tekrar çağrıldı ve şimdi Mısır’ın iade talep ettiğini öğrendi. Hangi suçlamalarla, kimse söyleyemedi, fakat bu sefer ayrılmasına izin verilmeyecekti.
Ailesi, Kamel’in gözaltına alınmasıyla ilgili resmi belgeler görmeyi henüz başaramadı. Kamel’in eşi, son birkaç ayı Cidde’deki polis karakolu ile savcılık arasında gidip gelerek geçirdi ve kocasının davasıyla ilgili herhangi bir bilgi edinmeye çalıştı. Suudi yetkililer, onun için bir çıkış vizesi vermişti ama tarihi yoktu. Her gün, Kamel’in Mısır’a gönderileceğinden endişe ediyordu.
“Kimse ne olacağını bilmiyor ya da en azından bize ne olacağını söylemiyor,” dedi. “Sevdiğiniz birini hayatınızdan bu şekilde alabilecek insanların olmasına inanmak gerçekten surreal.”
Siyasal Motifler ve İade Talepleri
Son üç ay içinde, Kamel’in durumu gibi birçok aile Orta Doğu’da benzer deneyimler yaşadı. Kamel, bölgedeki siyasi motivasyonlarla karşılaşan en az dört kişiden biri. Kamel dışında, Suriye’de Beşar Esad’ın devrilişini kutlayan bir Mısırlı şair ve Irak’ta tatilde olan bir Kuveytli aktivist de benzer baskılara maruz kaldı. Ancak bu kişilerin durumu, bilgi eksikliği ve bürokratik karmaşa nedeniyle aileleri ve avukatları tarafından anlaşılması güç hale geldi.
AIMC ve Siyasi İade Talepleri Üzerine Eleştiriler
Tüm bu vakalar, bilinmeyen bir Arap Ligi güvenlik organı olan Arap İçişleri Bakanları Konseyi (AIMC) ile ilişkilendiriliyor. İnsan hakları uzmanları, AIMC’nin siyasi amaçlar için tutuklama ve iade taleplerinde kullanıldığını belirtmektedir. MENA Rights Group’tan Tanya Bulakovski, “AIMC’nin son dönemde iade taleplerinde önemli bir rol üstlendiğini görüyoruz,” dedi. “Arap devletleri, siyasi nedenlerle iade talepleri için Interpol’ü geçerek AIMC’ye yöneliyor.”
Hukuk uzmanları, bu karmaşanın, tutuklama sürecinde hangi ajansın devreye girdiği konusunda belirsizlik ve yerel yetkililerin süreçleri hakkında net bilgi vermemesi nedeniyle koruma sağlamakta zorluk yaşandığını söylemektedir.
Sonuç ve Okuyucu Yorumları
Ahmed Kamel’in durumu, Orta Doğu’da siyasi muhalefetle yüzleşen bireylerin karşılaştığı tehditlerin ve belirsizliklerin bir örneğidir. Bu durum, yalnızca bireyleri değil, aynı zamanda ailelerini de derinden etkilemektedir. Kamel’in eşi, kocasının durumu hakkında bilgi edinme çabalarında yalnız olmadıklarını hissetmek istiyor.
Okuyucuları, bu konudaki düşüncelerini paylaşmaya veya benzer makaleleri okumaya davet ediyoruz. Sosyal medyada bu yazıyı paylaşarak, Kamel ve benzeri durumlar hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.