Son Gizli Hükümet Dosyası: İngiltere’nin Orta Doğu Politikası
İngiliz Hükümeti, 1941 Filistin Dosyasını Yayınlamayı Reddetti
İngiliz hükümeti, 1941 yılına ait bir Filistin dosyasını yayımlamayı reddetti. Hükümet, dosyanın “Britanya’nın güvenliğini” zedeleyebileceğini öne sürüyor. Ancak, 78 yıllık bir belgenin bu kadar hassas görülmesinin ardında yatan sebep nedir? 2019 yılında bu dosyanın açılmasının, İngiliz hükümetinin İsrail ve Irak ile olan ilişkilerinde utanç verici sonuçlar doğurabileceği ve İngiliz dış politikasında yer alan uzun ama gizli bir temanın, askeri müdahale için sahte bahaneler oluşturma çabalarını içerebileceği düşünülebilir.
1941 Filistin Dosyası ve İçeriği
Londra’daki Ulusal Arşivler’de bulunan Koloni Ofisi belgesi, gazeteci Tom Suarez tarafından ortaya çıkarıldı ve 1940-41 yıllarında Kudüs’ün Büyük Müftüsü [Haj Amin al-Husseini] ile ilgili faaliyetleri içeriyor. 1937 Eylül ayında Galile için Britanya bölge komiseri Lewis Andrews’un suikasta uğramasının ardından, Britanya hükümeti al-Husseini’yi Üst İslam Konseyi başkanlığından azletti ve Arap Yüksek Komitesi üyelerini tutuklama kararı aldı.
Al-Husseini, Nablus’taki Kutsal Emanet (al-Haram al-Sharif) bölgesine sığındı, ardından Yafa ve Lübnan’a kaçtı ve nihayet Irak’a ulaştı. Burada, Irak’taki ulusal anti-Britanyalı harekette aktif bir rol oynadı.
İngiltere’nin Askeri Müdahale Planları
Nisan 1941’de, "Altın Kare" olarak bilinen ulusalcı ordu subayları Irak’ta bir darbe gerçekleştirdi ve pro-Britanya rejimini devirdi. Bu durum, Britanya’nın askeri bir müdahale başlatmasına neden oldu. Ancak Suarez, dosyalarda Britanya’nın zaten Kasım 1940’ta Irak’ta “askeri işgal” planları yaptığını keşfetti. Bu, Britanya’nın “müftünün İtalyanlarla olan entrikalarını” sona erdirmek için bir sebep arayışında olduğunu gösteriyor.
Irak’ta Yaşanan Şiddet Olayları
Britanya’nın Bağdat’a yaklaşmasıyla birlikte, şehirde şiddetli bir anti-Yahudi pogromu gerçekleşti ve 180’den fazla Iraklı Yahudi hayatını kaybetti. Farhud, Iraklı Yahudilerin Kristal Gece’si olarak tanımlanıyor. Uzun yıllardır bu isyanların Britanya tarafından ya onaylandığı ya da organize edildiğine dair iddialar var.
Tarihçi Tony Rocca, “Britanya’nın utancı, ordunun geri çekilmesiydi” diyor. Bu durum, Britanya’nın Bağdat’a geri dönüşünü ve Irak’ta devam eden askeri işgalini meşrulaştırmak için bir bahane oluşturdu.
Gizli Dosyaların Gizliliği ve Tarihsel Önemi
İngiliz hükümeti, yıllar içinde bazı tarihi dosyaları sansürleme, “kaybetme” veya yok etme politikaları uyguladı. 2012 yılında yapılan bir resmi inceleme, “son yıllarda Britanya imparatorluğunun en utanç verici eylemlerini ve suçlarını detaylandıran binlerce belgenin, bağımsızlık sonrası hükümetlerin eline geçmesini engellemek için sistematik olarak yok edildiğini” ortaya koydu.
1941 dosyasının içeriği ne olursa olsun, Britanya hükümetinin önemli müttefikleriyle olan ilişkilerini zedelemekten kaçınmak için bu dosyayı gizli tutması, şaşırtıcı olmayacak ve bu durum, daha önceki uygulamaların bir devamı olarak değerlendirilebilir.
Sonuç: Tarihi Doğrular ve Gizli Bilgiler
Bu durum, Britanya’nın Orta Doğu’daki askeri müdahalelerinin arka planını anlamak açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Okuyucuları, bu konuyla ilgili düşüncelerini paylaşmaya ve benzer makaleleri okumaya davet ediyoruz.
Daha fazla bilgi için The Guardian ve Middle East Eye gibi kaynakları ziyaret edebilirsiniz.