Trump ve Netanyahu, Muhammed bin Selman’ı Filistin’de sınır koymaya zorladı

Trump ve Netanyahu, Muhammed bin Selman’ı Filistin’de sınır koymaya zorladı

İsrail Suudi Arabistan İlişkileri: Netanyahu’nun Açıklamaları ve Son Gelişmeler

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Suudi Arabistan ile uzun yıllara dayanan gizli ilişkisi, son günlerde hızla çözülmeye başladı. Bu ilişki, Netanyahu’nun geçen hafta Washington’daki Channel 14 ile yaptığı bir röportajda açıkça dile getirildi. Netanyahu, "Yaklaşık üç yıldır gizli ilişkilerimiz vardı. Bizim tarafımızdan, benim dışımda üç kişi bunu biliyordu. Onların tarafında da bu konuda yer alan çok az kişi vardı, tıpkı Amerikan tarafında olduğu gibi," diyerek bu durumu övünerek açıkladı.

Eğer bu bilgiler doğruysa, bu ilişki ya diğer tarafın izniyle açıklanabilir ya da sona erdiğinde ortaya konulabilir. Üçüncü bir olasılık ise, bu açıklamanın Netanyahu’nun son günlerdeki diğer kibirli tavırları gibi bir zorbalık eylemi olduğudur. Ancak, Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki ilişki, kişisel ve devlet hırslarına dayalı olarak şekillenmiştir.

Suudi Arabistan’ın İlişkileri ve MBS’nin Stratejileri

Muhammed bin Selman (MBS), güçlü kraliyet ailesi üyeleriyle karşılaştığı sert muhalefet karşısında, iktidara giden yolunun Tel Aviv ve Washington üzerinden geçtiğini fark etti. Taht naibi olduktan sonra MBS, 2017 yılında gizli bir ziyaret gerçekleştirdi ve Amerikan Yahudi kamuoyunu etkilemek için Filistin davasına karşı duyduğu küçümsemeyi açıkladı.

  • Filistin Yönetimi ile İlişkiler: MBS, Filistin Başkanı Mahmud Abbas’ı eleştirerek, "Filistinliler İsrail ile müzakere etmelidir ya da susmalıdır," dedi.
  • Abraham Akçeleri: Hamas’ın İsrail’e yaptığı saldırılardan önce, MBS, Abraham Akçeleri’ne imza atmaya bir adım daha yaklaştı.

Hamas saldırılarından sonra bile Suudi Arabistan, işlerine devam etti. 15 ay boyunca Filistin yanlısı protestolar yasaklandı ve Gazze acı çekerken festivaller sürdü. Umre ziyaretçileri tarafından Gazze için dua edilmesi veya Filistin bayrağı açılması dahi yasaktı.

Sonuçlar ve Tepkiler

Netanyahu’nun Channel 14 ile yaptığı röportajda, Suudi Arabistan’ın Filistin devleti kurma isteğini alaycı bir şekilde gündeme getirdi. Bu durum, Mısır, Ürdün, BAE gibi Arap ülkelerinden sert tepkilere yol açtı. Suudi Arabistan, "Filistinli kardeşlerimize karşı devam eden suçların dikkatini dağıtmak amacıyla yapılan açıklamaları" kesin bir dille reddetti.

AYRICA OKUYUN  Yeni rapor: İngiltere'nin Önleme stratejisi çocuk verisi topluyor

Suudi Arabistan’ın tutumu, Netanyahu ve Trump’ın çabalarını boşa çıkardı. Bu iki lider, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Fas’ı Abraham Akçeleri’ni imzalamaya zorlayan kişilerdi. Netanyahu’nun, Arap dünyasına barışı zorla dayatmak istediği açıklamaları, Suudi Arabistan’ın dış politikasını 50 yıl geri götürdü.

Gelecek ve Değişen Dinamikler

MBS, kendini ve krallığını yeniden konumlandırma fırsatını buldu. Suudi Arabistan, artık genç nüfusunun Filistin davasına olan ilgisinin arttığını görüyor. MBS, "Filistin meselesiyle ilgilenmiyorum ama benim halkım ilgileniyor," diyerek bu durumu özetliyor.

Sonuç olarak, bölgedeki dinamikler hızla değişiyor. Suudi Arabistan, Filistin meselesi üzerinden Arap ve İslam dünyasının moral ve ekonomik merkezine dönüş yapma fırsatını yakalamış durumda.

Bu gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizimle paylaşın veya daha fazla makale okumak için diğer içeriklerimize göz atın.

Ek Bilgiler için Kaynaklar

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir