İngiltere, İsrail'in işgali için örneği yarattı

İngiltere, İsrail’in işgali için örneği yarattı

İsrail’in İşgal Altındaki Batı Şeria’daki Filistinli Sivilleri Öldürmesi: Adaletin Sağlanmaması ve Tarihsel Bağlam

Son günlerde yayımlanan bir rapor, İsrail’in bu on yılın başlangıcından bu yana işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinli sivillerin öldürülmesiyle ilgili herhangi bir dava açmadığını ortaya koyuyor. Bu durum, adaletin sağlanamaması, hesap verme yükümlülüğünün eksikliği ve uluslararası kurallara dayalı düzenin başarısızlığına dair çarpıcı bir eleştiridir.

Geçtiğimiz ay, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrailli yerleşimciler ve polis tarafından 10 Filistinli sivil öldürüldü. Bu ölümler arasında, alışverişten dönerken başlarından vurulan bir anne, baba ve iki küçük oğulları da bulunuyor. Ancak raporda yer alan bulgular, bir istisna değil, işgalci bir güç tarafından Filistin halkına karşı işlenen şiddet eylemlerinin ardından sessizlik, gecikme ve cezasızlık ile devam eden tanıdık ve derinlemesine zararlı bir desenin en son ifadesidir.

Tarihsel Bağlam: Britanya’nın Filistin İşgali

Bu desenin, Britanya’nın 1918 ile 1948 yılları arasında Filistin’deki işgali sırasında benzer bir geçmişi bulunmaktadır. 1936-39 yılları arasındaki Arap İsyanı sırasında, Britanya yetkilileri huzursuzluğa sadece yanıt vermekle kalmadı; aynı zamanda toplu cezalandırmayı, keyfi tutuklamaları ve zorlayıcı güç kullanımını normalleştiren bir hukuki ve askeri çerçeve oluşturdu.

  • Şiddeti Yetkilendiren Sistem: Hukuk, şiddeti sınırlamak yerine, onu yetkilendirmek için kullanıldı. Sonuç, istismarların işlenebildiği ve bunun hesap vermeden izole edilebildiği bir sistemdi. Bu durum, günümüzde yaşananlarla çarpıcı bir benzerlik göstermektedir.

En Karanlık Gün: Al-Bassa Katliamı

Eylül 1938’de Al-Bassa’da, Britanya ordusunun yol kenarındaki bir bombanın intikamını almak için yaklaşık 50 Hristiyan ve Müslüman Filistinliyi öldürdüğüne dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır. Bu, o dönemden gün yüzüne çıkan en çirkin olaylardan biridir.

Britanya, Orta Doğu’da uluslararası hukukun korunması konusunda konuşabilmek için, kendi rolünü incelemekten kaçınmamalıdır. Bu nedenle, "Britanya Filistin’e Borçludur" kampanyası son derece önemlidir. İnsan hakları avukatları ve tarihçilerle iş birliği içinde, kampanya, bu dönemdeki iddia edilen yasadışı eylemleri ve sistematik istismarları belgeleyen 400 sayfalık bir hukuki dilekçe sunmuştur.

AYRICA OKUYUN  Yarım milyon kişi Starmer'dan İsrail ile bağları koparmasını istiyor

Kampanyanın Amaçları ve Talep Edilenler

Bu dilekçe, geçmişle ilgili bir suçlama değil, Britanya’nın Filistin’deki davranışlarının yanlış olduğunu ve bu davranışların mirasının bugün Gazze ve Batı Şeria’daki soykırım ve diğer uluslararası hukuk ihlallerini şekillendirmeye devam ettiğini kanıtlayan karmaşık bir hukuki ve ahlaki durumdur.

  • Britanya’nın Rolü: Britanya, Filistin’i işgal ederken Balfour Deklarasyonu’nu desteklemiş, Filistinli Arap çoğunluğuna anlamlı bir öz yönetim hakkı tanımamış ve demografik dönüşüm ile zorlayıcı kontrolü normalleştiren bir siyasi düzeni pekiştirmiştir.

Resmi Özür Talebi

Kampanya, Britanya hükümetinden belirsiz kaygı ifadelerinden daha fazlasını talep etmektedir. Arşivlerin aranması, kamuya açık bir yanıt verilmesi, yanlış eylemlerin kabul edilmesi, parlamentoda resmi bir özür dilenmesi ve tazminat ile diğer hesap verme biçimlerinin ciddi bir şekilde değerlendirilmesi talep edilmektedir.

Bu, sadece sembolik bir jest değildir. Britanya, adalet ve insan hakları değerlerine sahip bir ülke olarak uzun süre kendisini tanımlamıştır. Bu nedenle, bu değerleri savunma zamanı gelmiştir.

Sonuç olarak, Britanya’nın Filistin’deki şiddet yıllarındaki sorumluluğunu kabul edip etmeyeceği sorusu, tarihsel bağlamın yeniden incelenmesiyle daha da önem kazanmaktadır. Eğer geçmişte cezasızlık normalleşmişse, günümüzde de bu duruma karşı duyarsız kalmamak için geçmişin hatalarını kabul etme zamanıdır.

Okuyucularımızı Davet Ediyoruz: Bu konuda düşüncelerinizi paylaşmak veya ilgili makaleleri okumak isterseniz, lütfen yorum yapmaktan çekinmeyin.

Benzer Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir