2024’te 53,000’den Fazla İsrailli Yerleşimci El-Aksa’ya Girdi
Çatışma ve İhlaller: 2023’te Al-Aqsa Camii’ne 53,000’den Fazla Yerleşimci İstilası
Jerusalem’deki İslami Vakıf Departmanı, geçtiğimiz yıl içinde 53,000’den fazla aşırı yerleşimcinin kutsal Al-Aqsa Camii’ni bastığını açıkladı. Bu sık sık yaşanan baskınlar, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki dini mekanlara yönelik sürekli bir kayıtsızlığının parçasıdır. Al Jazeera Arabic’in haberine göre, bu durum, 2023 boyunca 48,000 İsrailli yerleşimcinin Al-Aqsa Camii’ni basmasıyla devam etti ve bu, 2022’de 48,000 ve 2021’de 35,000 gibi yüksek rakamlarla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir artış göstermektedir.
Al-Aqsa Camii Üzerindeki Baskınlar
İsrail, 2003 yılında İslami Vakıf Departmanı’nın protestolarına rağmen bu tür eylemleri onayladı. Al-Aqsa Camii’ne düzenlenen İsrail baskınları her gün gerçekleşmekte olup, özellikle Yahudi tatillerinde artış göstermektedir. Ancak, Cuma ve Cumartesi günleri bu baskınlardan kaçınılmaktadır.
Al-Aqsa Camii, Doğu Jerusalem’in Eski Şehir bölgesinde yer almakta ve İslam’ın üçüncü en kutsal yeri olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda Yahudiler için de en kutsal mekanlardan biridir. 1967 Orta Doğu Savaşı sonrasında Doğu Jerusalem, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nin İsrail tarafından ilhak edilmesi, tartışmalı toprak üzerinde gerilimi artırmıştır.
Sıkı Giriş Kısıtlamaları
7 Ekim 2023 tarihinde İsrail ile Hamas arasındaki savaşın patlak vermesiyle birlikte, İsrail güçleri Al-Aqsa Camii’nde özellikle Cuma günleri sıkı giriş kısıtlamaları uygulamaya başlamıştır. Eski Şehir’in girişlerine ve caminin kapılarına engeller yerleştirilmiş olup, sadece yaşlı bireylerin girmesine izin verilmektedir.
Gazze’deki İnsani Kriz
Bu arada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne karşı yürüttüğü askeri operasyonlar, 2024 yılı başı itibarıyla 45,541 kişinin ölümüne ve 108,338 kişinin yaralanmasına neden olmuştur. Bu saldırılar, altyapının yaygın bir şekilde tahrip olmasına ve bölgedeki insani krizin derinleşmesine yol açmıştır. Çatışmanın devam etmesiyle birlikte sivil halkın acıları artmaya devam etmektedir.
Bu durum, Orta Doğu’daki gerilimlerin ve insani krizlerin daha da derinleşmesine yol açmakta. Siz de görüşlerinizi paylaşabilir veya bu konuyla ilgili diğer yazılarımıza göz atabilirsiniz.